white banner
OGGUSTO 2026 Wellbeing Trendleri Raporu: Yeni İyilik Dengesi

Yazı Boyutu:

OGGUSTO 2026 Wellness Trendleri Raporu yayınlandı. 2026 yılında wellness dünyasını hangi yenilikler bekliyor? Kişisel bakımın ötesine geçen wellbeing yaklaşımı; nörobilimden sessizlik terapisine, biyolojik ritimlere uyumlu yaşam biçimlerinden dijital detoksa kadar geniş bir alanı kapsıyor.

OGGUSTO ve Privia | İş Bankası Özel Bankacılık iş birliğiyle hazırlanan bu özel raporda; sağlığın holistik tanımına yön veren uygulamalardan yeni nesil sağlık teknolojilerine, iç huzur ve dayanıklılık odağındaki trendleri analiz ettik.

Hazırlayan: Yaprak Üner

2026’da Wellbeing Dünyasını Neler Bekliyor?

Açık havada köpekleriyle yürüyüş yapan bir adam; sağlıklı yaşam ve aktif yaşam tarzı vurgusu.

Görsel: tap10 – iStock

  1. Wellbeing kavramı, Z kuşağının değerleriyle birlikte bireysel sağlığın ötesine geçerek kimlik, toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla yeniden tanımlanacak.
  2. Genetik veriler, mikrobiyom analizleri ve yapay zekâ destekli çözümler, herkese özgü beslenme ve takviye modelleriyle kişisel wellbeing çağını başlatacak.
  3. Yapay zekâ, giyilebilir teknolojiler ve temassız bakım sistemleri, fiziksel ve zihinsel sağlığın dijital destekli yeni rutinleri haline gelecek.
  4. Kurumlar, çalışanların zihinsel, duygusal ve fiziksel iyilik halini sürdürülebilir başarı ve kurumsal kültürün merkezine yerleştirecek.
  5. Genetik veriler, mikrobiyom analizleri ve yapay zekâ destekli çözümler, herkese özgü beslenme ve takviye modelleriyle kişisel wellbeing çağını başlatacak.
OGGUSTO 2026 Wellbeing Trendleri Raporu: Yeni İyilik Dengesi

BioBalance 2026’nın Yeni Wellbeing Dengesi


BioBalance ve vücut iç dengesi temalı görsel; açık eller üzerinde böbrek ve hormon dengesini simgeleyen illüstrasyon.

Görsel: Natali_Mis – iStock

Wellbeing, yaşamın merkezinde konumlanan yeni bir denge arayışı… 2026, insanın kendi biyolojisiyle, duygularıyla ve dijital dünyayla kurduğu ilişkinin yeniden tanımlandığı bir dönemin başlangıcı olacak.

BioBalance, bu dönüşümün ana kavramı. İnsanı biyolojik zekâ, etik bilinç ve teknolojik farkındalıkla tanımlayan bütünsel bir yaşam anlayışı.

Bu yeni çağda sağlık kişisel, teknoloji insani, iyilik ölçülebilir hale geliyor. Z kuşağı etik değerlerle şekillenen topluluk bilinciyle wellbeing’i yeniden tanımlarken, kişiselleştirilmiş beslenme sistemleri, yapay zekâ destekli zindelik teknolojileri, kurumsal empati kültürü ve sağlıklı yaş alma arayışı, bu bütünlüğün parçaları haline geliyor.

BioBalance, doğa ile insan, beden ile zihin, bilim ile sezgi arasındaki uyumu yeniden kuruyor. Daha uzun yaşamak değil, dengede yaşamak artık wellbeing’in gerçek anlamı.


1- Z Kuşağı Etkisi: Yeni Wellbeing Alışkanlıkları (2026)


Z kuşağının wellness alışkanlıklarını temsil eden açık havada sağlıklı yiyeceklerle piknik yapan genç grup.
Görsel: Harbucks – iStock

Z kuşağının iyilik hali tanımı bireysel kimlik, toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik gibi gündemlerle iç içe geçerek günlük yaşamın her alanına yayılacak bir kültür dönüşümünü başlatacak.

İyilik Haline Yeni Nesil Tanım

Genç tüketiciler, wellness’i arada bir uygulanan bir aktivite olmaktan çıkarıp rutin bir yaşam biçimi haline getirirken, markalardan da etik, bilimsel ve toplumu gözeten bir yaklaşım bekleyecekler.

2026 wellbeing trendlerinde öne çıkan mindfulness’ı temsil eden kulaklıkla ormanda meditasyon yapan genç erkek.
Görsel: PavelKant – iStock

Bu dinamik, küresel wellbeing pazarını yeniden şekillendirirken yeni yatırım alanlarını ve iş modellerini de beraberinde getirecek.

1.1. Değer Odaklı Wellbeing

Değer odaklı wellbeing trendini yansıtan taze sebzelerle dolu sepeti müşteriye uzatan yerel üretici ve kadın.
Görsel: Wavebreakmedia – iStock
  • Z kuşağı için wellbeing, bireysel sağlık göstergelerinden çok etik duruş ve yaşam amacıyla tanımlanacak.
  • Genç nesiller, iyilik halini çevresel ve toplumsal bir sorumluluk alanı olarak görecek.
  • Bu yaklaşım, tüketim alışkanlıklarını kökten dönüştürerek markalardan şeffaflık, sürdürülebilir üretim ve anlamlı katkı talebini artıracak.
  • Wellbeing’in yeni dili, fayda odaklı ürünlerden çok “değer odaklı yaşam biçimleri” etrafında şekillenecek.
  • Kişisel bakım, beslenme ve sosyal etkileşim alışkanlıkları, bu kültürel farkındalıkla yeniden tanımlanacak.

Bilimin, Bitkilerin ve Mikrobiyotanının Yeni Çağı

2026, sağlıklı yaşam anlayışında köklü bir dönüşüm yılı. Tüketici artık gıdanın biyolojik etkisine, mikrobiyota dostu olmasına ve gezegen sağlığına katkısına bakıyor. Bu yeni dönemin merkezinde dört kavram var: Mikrobiyota, bitkisel protein, filizlendirme–fermanteasyon ve upgraded food.

Bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık, metabolizma ve ruh hâli üzerindeki bilimsel etkileri netleşti. Bu nedenle prebiyotik lifler, doğal fermente gıdalar ve polifenol zengini bitkisel formüller 2026’nın temel wellness unsurlarına dönüşüyor. “İyi mikrobiyota, iyi yaşam” artık evrensel bir yaklaşım.

Bitkisel protein ise daha rafine bir bakışla ele alınıyor. Beklenti daha iyi sindirilen, biyoyararlanımı yüksek ve daha fonksiyonel olması. Bu da filizlendirme ve fermantasyon tekniklerine yönelimi değer kazandırıyor. Filizlendirme, baklagillerin sindirim dostu yapısını derinleştirirken; fermantasyon probiyotik etkiyi artırıp protein yapısını iyileştiriyor.

Dilara Koçak
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Sürdürülebilir Yaşam Elçisi
Dilara Koçak

Beslenme ve Diyet Uzmanı
Sürdürülebilir Yaşam Elçisi

“Mikrobiyota dostu beslenme, filizlendirilmiş bitkiler, fermantasyon ve ‘upgraded food’ yaklaşımı 2026’nın wellness dünyasını yeniden tanımlıyor. Sağlık artık biyolojik zekâyı beslemekten geçiyor.”

Tüm bu dönüşüm “upgraded food” anlayışını doğruluyor: Besin değeri artırılmış, mikrobiyota dostu, temiz içerikli, bilim destekli ve sürdürülebilir gıdalar. Stanford ve Wageningen gibi kurumların projeleri, Japonya’daki modern natto–miso yorumları ve Kuzey Avrupa’nın filizlendirilmiş tahıl trendi bu yaklaşımın global etkisini gösteriyor.

2026 wellness dünyasının mesajı net: Beslenme artık bir zeka meselesi. Biyolojik, ekolojik ve bütüncül bir zeka.

1.2. Toplulukla İyileşme

Toplulukla iyileşme trendini temsil eden spor salonunda yoga sonrası sohbet eden üç kadın.
Görsel: FreshSplash – iStock
Topluluk temelli wellbeing yaklaşımını yansıtan spor yapan bir çiftin antrenman sonrası birbirine high five vermesi.
Görsel: Jun – iStock
  • Pandemi sonrası dönemde wellbeing, bireysel bir hedef olmaktan çıkıp kolektif bir iyileşme kültürüne dönüşecek.
  • Z kuşağı, sosyal bağ kurmayı ve anlamlı etkileşimleri günlük yaşamın merkezine yerleştirerek; dijital topluluklar, ortak aktiviteler ve paylaşım odaklı deneyimlerle yeni bir iyilik hali anlayışı yaratacak.
  • “Birlikte iyileşme” yaklaşımı, kişisel motivasyonun ötesine geçerek topluluk bilinciyle sürdürülebilir wellbeing kültürünün temelini oluşturacak.

1.3. Kanıt Tabanlı Seçim

Kanıt tabanlı wellbeing trendini simgeleyen doktorun hastaya tablet üzerinde vücut analizi gösterdiği ve masada sağlıklı sebzelerin bulunduğu sahne.
Görsel: vittaya25 – iStock

Wellbeing artık bilimsel olacak.

  • Z kuşağı, sağlığına dair aldığı her kararda veriye, araştırmaya ve şeffaf bilgiye dayalı seçimler yapacak.
  • “Clean label” anlayışı, etik üretim zincirinden klinik etkililik kanıtına kadar tüm sürecin doğrulanmasını kapsayacak.
  • Bilim temelli markalar, yapay zekâ destekli sağlık analizleri ve kanıta dayalı beslenme çözümleri, yeni kuşağın güven eşiğini belirleyecek.
  • Şeffaflık, wellbeing ekosisteminde kalıcılığın ön koşulu haline gelecek.

1.4. Amaç Odaklı Tüketim

2026 amaç odaklı tüketim trendini simgeleyen spor matı üzerinde beslenme planı, sağlıklı yemek kasesi ve dambıllarla birlikte spor yapan kişi.
Görsel: Nanci Santos – iStock

Yeni kuşak için tüketim bir kimlik ifadesine dönüşecek

Bitki özleri ve doğal içeriklerin petri kaplarında sergilendiği laboratuvar düzeni; 2026 wellness trendlerinde doğal, şeffaf ve sürdürülebilir formülasyonları temsil eden görsel.
Görsel: Mizina – iStock
  • Wellbeing ürünleri, gezegenin sağlığına ve toplumsal dengeye katkı sağlama potansiyeliyle değerlendirilecek.
  • Z ve Y kuşakları, tercih ettikleri markalardan etik üretim, sürdürülebilir tedarik zinciri ve ölçülebilir sosyal etki bekleyecek.
  • Bu yaklaşım, “amaç odaklı tüketim” kavramını bir trend olmaktan çıkarıp iş modellerinin merkezine yerleştirecek.
  • Wellbeing ekonomisinde güven, şeffaflık ve değer uyumu, yeni kuşak için sadakatin temel ölçütleri haline gelecek.

Wellness’ta Yeni Güven Kodu: Bilim, Topluluk, Etki

Gen Z’nin wellness alışkanlıklarını temsil eden mutfakta kulaklıkla sağlıklı yemek hazırlayan genç kadın.

2 trilyon USD

Gen Z ve Y etkisiyle parlayan küresel wellness pazarı

McKinsey — Future of Wellness Trends

Z kuşağının sosyal wellbeing yaklaşımını yansıtan açık havada gülümseyen genç grup portresi.
Görsel: franckreporter – iStock

%70

Çevresel sürdürülebilirlik ve etik üretim ilkelerine uyan markalara daha fazla ödeme yapmaya istekli olan Z ve Y kuşakları.

Deloitte – Global Millennial and Gen Z Survey 2025

%65

Bir wellbeing topluluğuna katılmanın motivasyonlarını artırdığını söyleyenler. “Topluluk temelli wellness”, en hızlı büyüyen alanlardan biri.

Mindbody & ClassPass – 2024 Wellness Index
Global Wellness Institute – Touchless Wellness Initiative Trends for 2025

%50

Satın alma kararında klinik kanıtları en önemli kriter olarak görenler.

%70’i

ise bilimsel veri veya bağımsız test sonucu paylaşan markalara daha çok güveniyor.

McKinsey & Company – The Trends Defining the $1.8 Trillion Global Wellness Market (2024)
The Hartman Group – Wellness Trends 2025

İyilik Hali Yeni Bir Ekosistem Kuruyor: Zihin, Kök Neden ve Biyolojik Dönüşüm

“TheLifeCo Wellbeing” markasının kurucusu Ersin Pamuksüzer
Ersin Pamuksüzer

“TheLifeCo Wellbeing” markasının kurucusu

“2026’da wellness dünyasını üç güçlü akım belirliyor: yaşam tarzını kökten dönüştüren ‘Lifestyle as a Medicine’, etkisi yüksek biyoteknolojik terapiler ve küresel ölçekte büyüyen mental wellness dalgası.”

2026’da wellness dünyasını üç ana eksen şekillendiriyor. İlk olarak kökten çözüm yaklaşımı yükselişte. ‘Lifestyle as a Medicine’ giderek ana akım haline geliyor; çünkü kanserden hipertansiyona kadar kronik hastalıkların çoğunun yaşam tarzı hatalarından kaynaklandığı artık net şekilde biliniyor. İnsanlar semptom değil, neden çözmek istiyor. Bitki bazlı beslenme, doğru yaşam alışkanlıkları ve kişiye göre düzenlenmiş sağlıklı rutinler bu yaklaşımın merkezinde.

İkinci eksen, bütüncül olmayan ama etkisi yüksek tekil terapiler. Kök hücre, exosome, NAD, NMN, NK hücreleri gibi biyolojik gençleştirme ve iyileştirme uygulamaları büyük ivme kazanıyor. Bunlar bir yaşam tarzı dönüşümünün yerine geçmese de tamamlayıcı müdahaleler olarak dünya genelinde ciddi talep görüyor.

Üçüncüsü ve belki de en kritiği, zihin sağlığı. Dünyadaki asıl büyük pandemi mental tükenmişlik. Stres, dikkat problemi, zihinsel yorgunluk ve duygusal dayanıklılık konuları herkesin gündeminde. Bu nedenle mental wellness, 2026’nın küresel ölçekte en hızlı büyüyen alanı.

Bu trendlerin ticari yansıması da çok güçlü. Wellness sektörü artık otomotiv sektörünün bile iki buçuk katı büyüklüğe ulaşmış durumda. Özellikle ‘Wellness Real Estate’—insanın iyi yaşamını destekleyen evler, ofisler, yerleşkeler—dünyanın en hızlı büyüyen kategorilerinden biri. Yaşam tarzı değişimi bir haftada olmaz; bu nedenle The LifeCo gibi merkezler insanların dönüşümlerine temel atan, sonra da onlara bu yolculukta eşlik eden kritik yaşam alanlarına dönüşüyor.”


2- Kişiselleştirilmiş Sağlık: 2026’nın Yeni İyi Olma Modeli


2026 kişiselleştirilmiş sağlık trendini temsilen tablet ekranında DNA görseli izleyen kulaklıklı kişi.
Görsel: Biserka Stojanovic – iStock

Tek Ölçü Değil, Kişisel Formül Dönemi

Wellbeing 2026’da kitlesel çözümlerden kişiye özgü formüllere geçecek

  • Genetik testler, mikrobiyom analizleri, biyobelirteç verileri ve yapay zekâ destekli sistemler, bireylerin biyolojik yapılarına ve yaşam tarzlarına göre özelleştirilmiş sağlık haritaları oluşturmasını sağlayacak.
2026 kişiselleştirilmiş sağlık trendlerini yansıtan doktorun beslenme formu doldurduğu ve masada brokoli, elma ve biber gibi sağlıklı gıdaların bulunduğu klinik ortam.
Görsel: peakSTOCK – iStock

“Tek ölçü herkese uyar” anlayışı yerini “benim için tasarlanmış sağlık” dönemine bırakacak.

  • Bu yaklaşım beslenme, zihinsel denge ve önleyici bakım alanlarını da yeniden tanımlayacak.
  • Yapay zekâ destekli beslenme algoritmaları, kişiye özel takviye planları ve veri odaklı sağlık takibi, wellbeing’i bireyin günlük yaşamının ayrılmaz parçası haline getirecek.

Dünya Denge Arayışında

Dr. Koshlendra Pratap
Ayurveda, yoga, detoks uzmanı ve tıp doktoru
Dr. Koshlendra Pratap
Ayurveda, yoga, detoks uzmanı ve tıp doktoru

“Zihinsel sağlık her zaman önemini koruyacak. Uzun süredir ilgilendiğim bu alan, artık çok daha yükselen bir trende dönüşüyor. Zihinsel sağlık ve terapi yöntemleri gelecekte çok daha planlı ve sistematik bir yapıya kavuşacak.

Bu süreçte mindfulness (farkındalık) yaygınlaşacak; beyin dalgalarını ve zihinsel süreçleri ölçen testler, takviyeler ve dijital çözümler artacak.

Kişiselleştirme her alanda öne çıkacak; nasıl her birey farklıysa, wellbeing de kişiye özel hale gelecek. Bu yüzden kişiselleştirilmiş tıp, wellbeing, beslenme ve fitness 2026’da çok daha önemli olacak.

2026’da insanlar doğaya, bedene ve zihne daha bütünsel bakmaya başlayacak.

Ayrıca giyilebilir teknolojiler bu alanı destekleyecek; gözlükler, saatler ve yüzükler gibi cihazlar bireyin ihtiyaçlarına göre kişiselleşecek.

Ayurveda ve Geleneksel Çin Tıbbı gibi kadim yaklaşımlar yeniden değer kazanacak. İnsanlar doğaya, bedene ve zihne daha bütünsel bakmaya başlayacak.

Sonuçta dünya, yeniden denge arayışına girecek. Daha bilinçli, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir yaşam biçimi için.”

2.1. Biyobelirteç Tabanlı Beslenme

Biyobelirteç tabanlı beslenme trendini temsil eden avokadolu tost, yumurta, yoğurt, meyveler ve sağlıklı kahvaltı seçenekleriyle hazırlanan zengin beslenme masası.
Görsel: alvarez – iStock

Beslenme anlayışı bireyin biyolojik verilerine dayanacak.

  • Genetik profiller, mikrobiyom haritaları ve kan biyobelirteç analizleri, her birey için kişisel bir beslenme haritası oluşturacak.
  • Z kuşağı, bedenine dair verileri aktif takip ederek “kendini tanıma”yı fiziksel iyilik halinin merkezine yerleştirecek.
  • Bu yaklaşım, geleneksel diyet kavramını geride bırakarak bilimsel kanıta dayalı, veri odaklı beslenme modellerini öne çıkaracak.
  • Yapay zekâ destekli analiz platformları, biyobelirteç verilerini sürekli izleyerek kişiye özel takviye, uyku ve egzersiz önerileri sunacak.
  • Sonuç olarak, beslenme ölçülebilir ve sürdürülebilir bir iyilik pratiği haline gelecek.

2.2. Fonksiyonel Gıdanın Yükselişi

Fonksiyonel gıdalar trendini temsil eden fermente lahana ve havuç kavanozları ile elma, havuç, soğan ve taze lahana gibi prebiyotik zengin besinler.
Görsel: Nathalie Pellenkoft – iStock

Beslenme, “bedenin işlevsel ihtiyaçlarını karşılamak” ile tanımlanacak.

  • Fonksiyonel gıdalar; bağırsak sağlığını destekleyen probiyotik-postbiyotik içerikler, bilişsel performansı güçlendiren adaptogenler ve hormon dengesini düzenleyen formüllerle ana akım haline gelecek.
  • Z kuşağı, yiyecekleri enerji kaynağı olmaktan çıkarıp zindeliği yöneten araçlar olarak görecek; kısa vadeli diyetlerden çok günlük mikro-alışkanlıklara dayalı fonksiyonel tüketimi benimseyecek.
  • Fonksiyonel beslenme, ilaç benzeri etki gösteren ancak doğallığını koruyan ürünlerle gıda ve sağlık arasındaki sınırı bulanıklaştıracak.
  • Bu dönüşüm, global wellbeing ekonomisinde “preventif beslenme” çağını başlatacak.

2.3. Reducetarian Yaşam

Reducetarian yaşam tarzını simgeleyen sebze ve meyvelerle oluşturulmuş renkli dünya haritası illüstrasyonu.
Görsel: Wirestock – iStock

Katı diyet kimliklerinin yerini, hayvansal tüketimi bilinçli biçimde azaltan esnek yaklaşım alacak.

  • Reducetarian çizgide bitki bazlı proteinler, fermente alternatifler ve fonksiyonel ürünler öne çıkacak.
  • Z kuşağı, sağlık-etik-gezegen dengesi için daha az ama daha sorumlu seçim yapacak; menülerde plant-forward seçenekler ve porsiyon optimizasyonu standartlaşacak.
  • Bu dönüşüm, markaların ürün geliştirme stratejilerini de yeniden şekillendirecek.
  • Menülerde, paketlerde ve restoran zincirlerinde “plant-forward” seçeneklerin artışı, wellbeing’in çevresel boyutunu görünür kılacak.

2.4. Karbon-Etiketli Menüler

Karbon ayak izi etiketli menü trendini yansıtan market rafında ürünün çevresel etkisini inceleyen yetişkin erkek.
Görsel: Giselleflissak – iStock

Tüketici davranışı, gezegenle uyum üzerinden şekillenecek.

  • Küresel sürdürülebilirlik trendleri doğrultusunda restoranlar, market zincirleri ve markalar, ürünlerinin karbon ayak izi bilgisini standart biçimde paylaşmaya başlayacak.
  • Z kuşağı, karbon salım değeri üzerinden de tercih yapacak.
  • Bu yaklaşım, bilinçli tüketim davranışını teşvik ederek hem markaları hem tüketicileri daha sorumlu tercihlere yönlendirecek.
  • Tüketici, kalori/fiyat kadar karbon salım değerine de bakarak karar verecek; markalar için şeffaf tedarik zinciri ve düşük-karbon inovasyon yeni rekabet farkı yaratacak.

2.5. Yapay Zekâ Diyet Koçu

Yapay zekâ destekli diyet koçluğu trendini temsil eden dijital ikonlarla desteklenen mutfak tezgâhında tablet üzerinden beslenme analizi yapan iki kişi.
Görsel: andresr – iStock

Yapay zekâ, beslenme alışkanlıklarını bireyin biyolojisine göre yeniden tasarlayacak.

  • AI destekli sistemler, genetik yapı, aktivite düzeyi, uyku kalitesi ve mikrobiyom verilerini analiz ederek kişiye özel öğün planları ve takviye önerileri oluşturacak.
  • Z kuşağı, her öğününü veriyle yöneten bir sağlık rutini geliştirecek.
  • Bu dijital koçlar, bireyin güncel ihtiyaçlarını izleyerek gerçek zamanlı beslenme rehberliği sunacak.
  • AI Diyet Koçları, kişiselleştirilmiş sağlık takibinde insan uzmanlığı ve algoritmik zekâyı birleştiren hibrit bir model ortaya çıkacak.

Sessiz Salgına Karşı Bütüncül İyilik Hali

İyi olma hâli artık fiziksel sağlıktan öte zihinsel dayanıklılığı, sosyal dengeyi ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını da kapsıyor. 2026’ya girerken ‘wellbeing’ kavramı, bireylerin kendilerini bütüncül olarak iyi hissetmelerini destekleyen bir yaşam kültürüne dönüşüyor. Bu dönüşümün en kritik parçalarından biri ise obeziteyle mücadele. Çünkü sağlıklı bir toplumun temeli, farkındalık, hareket ve dengeli yaşam alışkanlıklarından geçiyor.

Bike Başaklar
Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü
Bike Başaklar

Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü

“Sağlıklı bir toplum, bireylerin yaşam kalitesini artıran, farkındalığı yüksek ve çözüm odaklı bir sistemle mümkün olabilir.”

Dünya şu anda sessiz bir salgınla karşı karşıya. Bugün yaklaşık 1 milyar insan obezite ile yaşıyor ve bu sayı 2035’te yaklaşık 2 milyara ulaşacak. Ülkemizde ise her üç yetişkinden biri obezite ile mücadele ediyor ve bu oran OECD ortalamasının üzerinde seyrediyor. Obezite kalp krizi, felç, diyabet, karaciğer yağlanması ve kanser dahil 200’den fazla komplikasyonun kapısını açan ciddi bir hastalık.

Bilim ve teknolojideki hızlı ilerlemeler, obeziteyle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Yenilikçi tedavi yaklaşımları ve bireylerin biyolojik ihtiyaçlarına göre şekillenen çözümler sayesinde bu hastalığın yönetiminde ve sonuçlarında önemli iyileşmeler sağlanıyor.

Sağlıklı bir toplum, bireylerin yaşam kalitesini artıran, farkındalığı yüksek ve çözüm odaklı bir sistemle mümkün olabilir. Bu vizyon doğrultusunda atılacak her adım, wellbeing kültürünü kalıcı hale getirmeye ve geleceği şekillendirmeye katkı sağlayacaktır.”

Yeni Dönemin Wellness Göstergeleri

mavi tonlarda soyut ve organik formlu görsel
Renkli sebze ve tahıllarla hazırlanmış sağlıklı bowl tabağı.
Görsel: vaaseenaa – iStock

%73

Karbon ayak izi etiketi olan ürünleri tercih eden Avrupalı tüketici oranı.

European Consumer Organisation (BEUC) – Consumer Attitudes to Food Sustainability 2024

1.9 Milyar USD

Küresel mikrobiyom pazarının 2033’te ulaşacağı büyüklük. Mikrobiyom bazlı takviyelerin wellness pazarındaki payı ise %14 artacak.

Precedence Research – Human Microbiome Market Size 2024–2033

Huzurlu bir ortamda meditasyon yapan kadın.
Görsel: pixdeluxe – iStock

68.7 Milyar USD

Küresel biosensör pazarının 2034 yılındaki büyüklüğü.

Precedence Research – Biosensors Market Size Expected to
Reach USD 68.72 Billion by 2034

115.3 Milyar USD

Küresel bitki bazlı gıda pazarının 2033’te
ulaşacağı büyüklük.

Precedence Research – Plant-Based Food Market Report 2024–2033


3- Dijital Zindelik: Teknoloji ile İyi Olmanın Yeni Yolu


Dijital zindelik trendini simgeleyen akıllı saat üzerinden kalp ritmi ve sağlık verilerini inceleyen iş insanı.
Görsel: PrathanChorruangsak – iStock

Zindelik Dijitalleşiyor, İnsan Merkezde Kalıyor

Wellbeing’in geleceği, insan ve teknolojinin uyumunda şekillenecek.

Geleceğin wellbeing teknolojilerini temsil eden holografik kalp simgesiyle akıllı cihaz üzerinden sağlık verisi görüntüleyen kişi.
Görsel: cherdchai chawienghong – iStock
  • Temassız bakım sistemleri, giyilebilir sağlık teknolojileri ve uzaktan wellness çözümleri, kişisel sağlığın dijital yönetimini mümkün kılacak.
  • Z kuşağı, sağlığını yalnızca klinik ortamlarda değil, günlük yaşamın dijital ritminde takip edecek.
  • Akıllı saatlerden biyosensörlere, yapay zekâ destekli asistanlardan sanal danışmanlıklara kadar birçok araç, kişisel zindeliği gerçek zamanlı ölçülebilir hale getirecek.
  • Bu dönüşüm, bireyin sağlığını daha görünür, izlenebilir ve yönetilebilir hale getirirken, veri gizliliği ve etik kullanım ilkeleri dijital wellbeing kültürünün vazgeçilmez parçası olacak.

Bilim, farkındalık ve insanlık

Dr. Chris Willard
Klinik Psikolog & Yazar
Harvard Üniversitesi
Dr. Chris Willard

Klinik Psikolog & Yazar
Harvard Üniversitesi

Önümüzdeki yıllarda duygusal zekâ, öz farkındalık ve öz düzenleme kavramları iş ve yaşam kültürünün merkezine yerleşecek.

Mindfulness bu dönüşümün en güçlü aracı haline gelirken, liderlik anlayışı da daha şefkatli, güçlü ve kalpten gelen bir forma bürünecek.

Ben özellikle liderliğin nörobilimi ve iş yerinde nörobilim alanlarını çok önemli buluyorum; çünkü beynimiz, bedenimizde ve sinir sistemimizde olan biteni anlamak, bunun başkaları üzerindeki etkisini fark etmek liderlikle yepyeni bir derinlik kazandıracak.

Geleceğin trendleri bu yönde ilerleyecek. Bilimin, farkındalığın ve insanlığın birleştiği bir dönem doğuyor.

2026’da mindfulness bu dönüşümün en güçlü aracı haline gelirken, liderlik anlayışı da daha şefkatli, güçlü ve kalpten gelen bir forma bürünecek.”

3.1. Temassız Bakım Ekosistemi

Temassız bakım ekosistemi trendini yansıtan kolundaki glikoz sensörünü telefonla okuyan kadın.
Görsel: South_agency – iStock

Wellbeing, fiziksel temasa gerek kalmadan sürdürülebilir hale gelecek.

  • Evde ölçüm cihazları, uzaktan sağlık takibi, sanal danışmanlık sistemleri ve temassız wellness uygulamaları, kişisel bakımın temelini oluşturacak.
  • Pandemi sonrası dönemde başlayan dijital bakım alışkanlığı, 2026 itibarıyla kalıcı bir ekosisteme dönüşecek.
  • Kullanıcılar, giyilebilir sensörler aracılığıyla vücut ısısı, kalp atışı, uyku kalitesi ve stres seviyesini anlık olarak izleyebilecek.
  • Temassız bakım sistemleri, bireyin kendi verisine dayalı, önleyici ve kişisel sağlık yönetimini destekleyecek.

3.2. Giyilebilir Sağlık Teknolojileri

Giyilebilir sağlık teknolojilerini temsil eden akıllı saat üzerinden kalp ritmi verilerini inceleyen kişi; dizüstü bilgisayar ve tabletle desteklenen dijital sağlık takibi.
Görsel: jittawit.21 – iStock

Zindelik artık bilekte, bedende ve veride taşınacak.

  • Akıllı saatler, yüzükler, giyilebilir sensörler ve sağlık takibi yapan cihazlar, bireyin anlık sağlık göstergelerini izleyerek önleyici tıbbın ayrılmaz parçası haline gelecek.
  • Z kuşağı, bu teknolojileri uyku kalitesi, stres seviyesi ve duygusal dengeyi ölçmek için kullanacak.
  • Giyilebilir cihazlar, günlük yaşamın içinde dijital bir erken uyarı sistemi gibi çalışacak.
  • Yapay zekâ destekli platformlar, bu cihazlardan gelen verileri analiz ederek kişisel sağlık öngörüleri sunacak; böylece teknoloji, beden farkındalığının yeni dili haline gelecek.

3.3. Yapay Zekâ Wellbeing Asistanı

Yapay zekâ destekli wellbeing asistanını simgeleyen, tablet ekranında sağlık verilerini inceleyen ve kahve içen profesyonel.
Görsel: LightFieldStudios – iStock

Yapay zekâ, kişisel wellbeing yönetiminin görünmez koçu olacak.

  • AI sistemleri, bireylerin uyku düzeni, stres seviyesi, beslenme alışkanlıkları ve hareket verilerini analiz ederek kişiye özel zindelik protokolleri geliştirecek.
  • Z kuşağı, içgüdüsel değil, veriyle desteklenen kararlarla yaşam kalitesini optimize edecek.
  • Yapay zekâ, sağlık verilerini yorumlayarak bireyin günlük rutinine uygun otomatik öneriler ve davranış tavsiyeleri sunacak.
  • AI destekli wellbeing asistanları, fiziksel performanstan duygusal dengeye kadar geniş bir yelpazede önleyici, kişisel ve sürdürülebilir destek sistemleri oluşturacak.

3.4. Nörodayanıklılık Pratikleri

İnsan silüeti üzerine okyanus ve gün batımı yansımasının bulunduğu pozlama görseli.
Görsel: primipil – iStock

Wellbeing, zihinsel dayanıklılıkla tanımlanacak.

  • Nörobilim temelli egzersizler, duygusal esnekliği, odaklanmayı ve stres toleransını artırarak modern yaşamın baskılarına karşı koruyucu bir kalkan işlevi görecek.
  • Z kuşağı, zihinsel esneklik pratiklerini günlük rutinlerine dahil ederek “nörodayanıklılık” kavramını hayatın yeni normali haline getirecek.
  • Kısa meditasyonlar, dijital nefes uygulamaları ve bilişsel egzersiz platformları, beyin sağlığını geliştiren dijital alışkanlıklar olarak konumlanacak.
  • Nörodayanıklılık, bireysel üretkenliği destekleyen bir zihinsel ekosistem yaratırken; şirket kültürlerinde de duygusal çeviklik ve stres yönetimi politikalarının merkezinde yer alacak.

3.5. Veri-Etik Duyarlılığı

Holografik kilit ikonlu güvenlik kalkanını elleriyle koruyan iş insanı.
Görsel: Dilok Klaisataporn – iStock

Dijital zindelik çağında en değerli unsur, güven olacak.

  • Giyilebilir cihazlar ve wellness uygulamaları her geçen gün daha fazla kişisel veri toplarken, etik veri yönetimi, kullanıcıların dijital wellbeing’e duyduğu güvenin belirleyici faktörü haline gelecek.
  • Z kuşağı, mahremiyetini koruyan, açık veri politikalarıyla çalışan ve bilgiyi iyilik odaklı kullanan markaları tercih edecek.
  • Wellbeing platformlarının başarısı, etik şeffaflığa bağlı olacak.
  • Veri-etik farkındalığı, dijital sağlık ekosisteminde yeni bir kalite standardı yaratacak; güvenilirlik, sürdürülebilir zindelik kültürünün vazgeçilmez koşulu haline gelecek.
Etik veri yönetimi: doktorun tablet ekranında güvenlik ve gizlilik ikonlarını incelediği dijital sağlık görseli.
Görsel: Jacob Wackerhausen – iStock

Veriye Dayalı Tüketici Eğilimleri

Küresel dijital sağlık pazarının büyümesini temsil eden, dizüstü bilgisayar ekranında beyin ağı ve sağlık verilerini gösteren dijital analiz görseli.

Görsel: ipopba – iStock

504 Milyar USD

Küresel tele-sağlık (telehealth) pazarının 2032’ye kadar yükseleceği hacim.

Fortune Business Insights – Telehealth Market Size, Share & Growth Report 2024–2032

Çalışan wellbeing odaklı uygulamaları simgeleyen, elde taşınan ‘employee well-being’ ikonlu holografik dairesel arayüz.
Görsel: Parradee Kietsirikul – iStock

%82

Tüketicilerin %68’i verilerini yalnızca güvenilir sağlık kurumlarıyla paylaşmak istiyor.

Deloitte Global Digital Consumer Trends 2025

148.4 Milyar USD

Yapay zekâ destekli sağlık pazarının 2030’da ulaşacağı büyüklük.

Precedence Research – Artificial Intelligence in Healthcare Market Report 2024–2030


4- İşyerinde İyi Olmak: 2026 Çalışan Wellbeing Trendleri


İşyerinde wellbeing kültürü; ofis ortamında çalışanların birlikte esneme hareketi yaptığı grup aktivitesi.
Görsel: andresr – iStock

Performansın Yeni Ölçüsü: İyilik Hali

Ofis ortamında çalışanların toplu esneme egzersizi yaptığı, kurumsal wellbeing uygulamalarını temsil eden modern işyeri sahnesi.
Görsel: Hispanolistic – iStock

Wellbeing, sürdürülebilir başarının temel göstergesi olacak.

  • Şirketler, çalışan bağlılığını ve verimliliğini artırmak için bütünsel iyilik politikalarını performans yönetiminin merkezine yerleştirecek.
  • Pandemi sonrası dönemde, “çalışan deneyimi” kavramı yeniden tanımlanıyor.
  • Ofis tasarımından yan haklara, dijital araçlardan liderlik tarzına kadar her unsur, çalışanın duygusal dengesi ve zihinsel dayanıklılığı gözetilerek planlanacak.
  • Z kuşağı profesyoneller, psikolojik güvenlik, kapsayıcılık ve esnekliğe de değer verecek.
Kurumsal wellbeing kapsamında ekip başarısı ve ofiste birbirini kutlayan iş arkadaşları.
Görsel: Mariia Vitkovska – iStock
  • Bu beklenti, şirketleri ölçülebilir wellbeing programlarına, duygusal iklim analitiğine ve bakım odaklı liderlik modellerine yönlendirecek.
  • Kurumsal wellbeing, insan kaynakları politikasının ötesinde, marka itibarı ve yatırım değerinin ayrılmaz bileşeni haline gelecek.

4.1. Ölçülebilir İyilik Programları

Açık ofiste çalışanlara destek veren ve iletişim kuran ekip lideri ile ekip üyeleri.
Görsel: AaronAmat – iStock

Wellbeing yatırımları, ölçülebilir bir performans göstergesi olacak.

  • Kurumlar; çalışan bağlılığı, tükenmişlik oranı, verimlilik ve işten ayrılma oranlarını analiz ederek iyilik halinin kurumsal etkisini sayısallaştıracak.
  • Z kuşağı profesyoneller, kurumların wellbeing politikalarını somut verilerle desteklemesini bekleyecek.
  • Şirketler, bu beklentiye yanıt vermek için dijital anketler, duygusal analiz platformları ve wellbeing ölçüm panelleri kullanacak.
  • İyilik, kurumsal performans metriği olacak.

4.2. Duygusal İklim Analitiği

Duygusal iklim analitiğini temsil eden açık ofiste çalışanlara destek veren ve iletişim kuran ekip lideri ile ekip üyeleri
Görsel: LightFieldStudios – iStock

Kurumlar, çalışanlarının duygusal iklimini ölçerek iyilik halini yönetecek.

Psikolojik güvenlik ve çalışan duygularını ölçmeye yönelik duygusal iklim analitiğini simgeleyen ofiste birbiriyle etkileşim hâlindeki ekip üyeleri.
Görsel: LightFieldStudios – iStock
  • Yapay zekâ destekli analiz araçları, geri bildirimler, e-posta dili ve etkileşim verilerinden duygusal eğilimleri çıkararak ekip içi stres, tükenmişlik ve memnuniyet düzeyini erken tespit edecek.
  • Z kuşağı çalışanları, açık iletişim ve psikolojik güvenlik kültürü talep edecek.
  • Bu beklenti, şirketleri duygusal analitik, anlık nabız ölçümleri ve dijital wellbeing panelleri gibi sistemlere yatırım yapmaya yönlendirecek.
  • Veri, insan hissini de ölçebilen bir yönetim aracına dönüşecek.

4.3. Kapsayıcı Politikalar

Kapsayıcı kurum kültürünü ve topluluk wellbeing yaklaşımını temsil eden gün batımı sırasında birlikte duran geniş bir kalabalık.
Görsel: Alessandro Biascioli – iStock

Kapsayıcılık, kurumsal wellbeing stratejilerinin merkezine yerleşecek.

  • Kurumlar; cinsiyet, yaş, engellilik durumu, nöroçeşitlilik ve kültürel farklılıkları gözeten politikalarla psikolojik güvenlik ve eşit erişim kültürü oluşturacak.
  • Z kuşağı, kendini olduğu gibi kabul eden, çeşitliliği davranış biçimi olarak benimseyen işverenleri tercih edecek.
  • Kapsayıcı politikalar; esnek çalışma modelleri, erişilebilir ofis tasarımları, ebeveyn desteği ve mentorluk programlarıyla güçlenecek.
  • Bu dönüşüm, çalışan bağlılığını artırırken markaların itibarını da sürdürülebilir biçimde yükseltecek.
Modern ofiste bitkilerle çevrili açık çalışma alanı ve esnek ofis tasarımı.
Görsel: alvarez – iStock

4.4. Kişisel Wellbeing Bütçeleri

Klavye üzerinde beliren çalışan faydaları ve sağlık ikonlarını inceleyen kişinin eli.
Görsel: Parradee Kietsirikul – iStock

Şirketler, çalışanlarına kişisel wellbeing bütçeleri tanımlayarak bireysel ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş destekler sunacak.

  • Bu bütçeler; psikolojik danışmanlık, spor üyeliği, beslenme programı, mindfulness eğitimleri ve tatil-dinlenme hibeleri gibi alanlarda özgürce kullanılabilecek.
  • Z kuşağı çalışanları, “herkese aynı paket” anlayışını reddederek kendi iyilik halini yöneten, kişisel tercih hakkı tanıyan kurumları tercih edecek.
  • İnsan kaynakları sistemleri, bu bütçeleri dijital platformlar üzerinden yöneterek harcama verilerini anonim şekilde analiz edecek; böylece hem çalışan memnuniyeti hem de yatırım geri dönüşü ölçülebilir hale gelecek.

4.5. Bakım Odaklı Liderlik

Ofiste omuzlarını gevşetip rahatlama egzersizi yapan kadın çalışan.
Görsel: Patamaporn Umnahanant – iStock

Kurum kültürlerinde liderlik anlayışı, kontrol etmekten çok desteklemeye evrilecek.

  • Yeni dönemde yöneticiler, ekiplerinin zihinsel dayanıklılığını ve duygusal dengesini koruyan bakım figürleri haline gelecek.
  • Empati, farkındalık ve psikolojik güvenlik, performans kadar önemli liderlik göstergeleri olacak.
  • Z kuşağı çalışanları, yöneticilerinden insan olarak görülmeyi ve anlaşılmayı bekleyecek.
  • Bu dönüşümle birlikte “bakım odaklı liderlik”, kurumların tükenmişlik oranlarını azaltan, bağlılık ve üretkenliği artıran yeni bir yönetim standardı olarak tanımlanacak.

Çalışan İyiliğine Yatırım Çok Yönlü Kazandırıyor

Çalışan wellbeing yatırımının çok yönlü faydalarını temsil eden dış mekânda gözleri kapalı rahatlayan kadın portresi.

%47

Çalışan wellbeing’ini stratejik bir öncelik olarak gören üst düzey yöneticiler.

Chartered Institute of Personnel and Development (CIPD) 2025 Health & Wellbeing at Work Report.

%58

Çalışanlarına kişisel wellbeing bütçesi sunan şirketlerin oranı. Bu oran son üç yılda %19 arttı.

Mercer — Global Talent Trends Report 2025

%37

Empatiyi teşvik eden kurumlarda çalışan bağlılığı %37 artıyor, tükenmişlik %26 azalıyor.

Deloitte — Global Human Capital Trends 2025

Kurumsal wellbeing ve çalışan güvenliğini simgeleyen, avuç içinde tutulan holografik sigorta ve koruma ikonu.
Görsel: Thawatchai Chawong – iStock


5- İyi Yaş Alma Çağı: Healthy Aging Trendlerinin Yükselişi


Sahilde gün batımında yürüyen yaşlı çift.
Görsel: dmbaker – iStock

Uzun Değil İyi Yaşamak

Sağlıklı ve aktif yaşama için parkta koşan ve gülümseyen yaşlı çift
Görsel: Lordn – iStock
  • “İyi yaş alma” kavramı, uzun ömür hedefinin ötesine geçerek bedensel, zihinsel ve duygusal canlılığı korumaya odaklanacak.
  • Gen Z ve Y kuşakları, yaşlanmayı erken dönemde planlanması gereken bir yatırım olarak ele alacak; beyin sağlığı, hormonal denge, beslenme ve hareket sistemleri gibi alanlarda önleyici sağlık stratejileri geliştirecek.
  • Geriwellness yaklaşımı, zamanla uyum içinde güçlenmek olarak tanımlayacak.
  • Bu anlayış, bireyleri “daha uzun yaşamak”tan çok “daha iyi yaşamak” hedefine yönlendirecek.
  • Wellbeing endüstrisi, sağlıklı yaş alma teknolojilerine, mikrobesin optimizasyonuna ve nöroyaşlanma yönetimine yatırım yapacak.

5.1. Beyin Sağlığı Odaklı Yaşam

Açık havada kalp şeklinde el hareketi yapan yaşlı kısa saçlı sarışın kadın.
Görsel: PeopleImages – iStock

Sağlıklı yaş alma yolculuğunda öncelik beyin sağlığına kayacak.

  • Nörobilim temelli wellbeing uygulamaları; hafıza, odaklanma, stres yönetimi ve duygusal dengeyi korumaya yönelik bütünsel programlara dönüşecek.
  • Z kuşağı, beyin sağlığını yaşam kalitesinin ve uzun vadeli üretkenliğin belirleyicisi olarak görecek.
  • Yeni dönemde “nörowellness”, beslenme, uyku, hareket ve zihinsel egzersizleri tek bir bütün olarak ele alan bir yaşam pratiğine dönüşecek.
  • Beyin dostu diyetler, nöroplastisiteyi destekleyen egzersizler ve dijital odak yönetimi araçları gündelik rutinin parçası haline gelecek.

5.2. Hormon Dengesini Destekleyen Wellbeing

Hormon sağlığını ve biyolojik ritimleri temsil eden kalp şeklindeki pembe modeli göğsünde tutan  beyaz gömlekli kadın.
Görsel: takasuu – iStock

Sağlıklı yaş alma anlayışı, bedenin biyolojik ritimlerine uyumla yeniden şekillenecek.

  • Hormon sağlığı, wellbeing rutininin temel göstergesi haline gelecek.
  • Özellikle kadın sağlığı, uyku kalitesi, stres yönetimi ve metabolik denge alanlarında hormon dostu yaşam protokolleri öne çıkacak.
  • Bitkisel adaptogenler, fonksiyonel gıdalar ve kişiselleştirilmiş takviyeler, östrojen, kortizol ve melatonin dengesini destekleyen günlük araçlar olarak kullanılacak.
  • Z kuşağı, hormonal döngüsünü anlamayı ve izlemeyi normalleştirerek biyolojik farkındalığı güçlendiren bir yaşam biçimi geliştirecek.
Ev ortamında rahatlayarak su içen genç kadın.
Görsel: svetikd – iStock

5.3. Uzun Ömür Ekosistemleri

Medikal cihaz karşısında uygulama alan bornozlu kadın.
Görsel: Drazen Zigic – iStock

Sağlık ve teknoloji arasındaki çizgi, uzun ömür ekonomisinde tamamen birleşecek.

  • Yeni dönemde longevity merkezleri, biyoteknoloji laboratuvarları ve dijital sağlık start-upları, yaşlanmayı yavaşlatan sistemler geliştirmek için birlikte çalışacak.
  • Z kuşağı ve genç profesyoneller, uzun ömür hedefini yaşam tarzı optimizasyonu, mikrobesin takibi ve stres yönetimi ile bütünleştirecek.
  • “Longevity ekosistemi”, genetik testlerden metabolik takip cihazlarına, biyobelirteç temelli sağlık planlarından erken teşhis algoritmalarına kadar bütünsel bir dijital sağlık altyapısına dönüşecek.

5.4. Önleyici Tıp ve Mikrobesin

Önleyici tıp yaklaşımını temsil eden, eldivenli ellerin bir araya getirdiği meyve, sebze ve sağlıklı besinler parçalarından oluşan puzzle.
Görsel: wildpixel – iStock

Sağlık sistemleri, hastalık tedavisinden çok erken önlemeye odaklanacak.

  • Bireyler, biyobelirteç testleri, DNA analizleri ve mikrobesin ölçümleriyle bedensel ihtiyaçlarını gerçek zamanlı izleyecek.
  • Z kuşağı, tıbbı yaşam tarzını yöneten bir teknoloji alanı olarak görecek.
  • Kandaki vitamin-mineral seviyelerini izleyen mikro sensörler, AI destekli uygulamalara entegre edilerek kişisel sağlık rehberliği sunacak.
  • Bu dönüşüm, “önleyici tıp” kavramını kişisel sağlık yönetiminin standart bileşeni haline getirecek.
Kalp şeklindeki tabakta  brokoli, elma ve sağlıklı besinler tutan eller ve  tıp ekipmanlarının yer aldığı doktor masa düzeni.
Görsel: Chinnapong – iStock

5.5. Yaşsız Estetik ve Duyusal Yenilenme

Işık terapisi cihazı altında yenileyici bakım alan kişi.
Görsel: Gonzalo Infi

Wellness odaklı estetik anlayışı, duygusal yenilenmeye odaklanacak.

  • Yeni dönemde estetik; bedensel gençleşme kadar zihinsel tazelenme ve duygusal dengeyi de kapsayacak.
  • Z kuşağı, estetiği kendini iyi hissetme ve yaş alma sürecini kabullenme pratiği olarak görecek.
  • Bu yaklaşım, “yaşsız güzellik” anlayışını doğallık, bakım ve duygusal farkındalık temelleriyle yeniden tanımlayacak.
  • Biohacking uygulamaları, regeneratif estetik, ışık terapileri ve duygusal iyileşme ritüelleri, modern “iyi yaş alma” rutinlerinin ayrılmaz parçası olacak.

Uzun ve İyi Yaşam Ekonomisinin Yükselişi

Bahçede oturup sıcak içecekleriyle sohbet eden yaş almış çiftin sağlıklı ve aktif yaşam tarzını gösteren görüntü.
Beyaz gömleklerle poz veren, neşeli ve özgüvenli dört kadının sağlıklı yaş alma yaklaşımını vurgulayan görüntüsü.
Görsel: jacoblund – iStock

%18

Sağlıklı yaş alma ekonomisi, küresel wellness pazarının oran ve 2030’a kadar yıllık %7,5 büyüme hızıyla en dinamik alanlardan biri haline geliyor.

Global Wellness Institute — The Future of Wellness 2025 Report

%8.5

128 milyar USD olan beyin sağlığı ve nörowellness pazarının 2030’a kadar yıllık büyüme hızı.

Global Wellness Institute — The Future of Wellness 2025 Report

Kar ve buzla çevrili doğal bir oyukta soğuk su banyosu yapan kadının nörowellness odaklı ritüeli.
Görsel: Augustas Cetkauskas – iStock

1.37 Trilyon USD

“Beauty & aging well” pazarı büyüklüğü. 2030’a kadar yıllık %8,2 büyüme kaydedecek.

Global Wellness Institute — The Future of Wellness 2025 Report


İnsan BioBalance ile İyilik Peşinde


OGGUSTO 2026 Wellbeing Trendleri Raporu: Yeni İyilik Dengesi
KAYNAKÇA

Global Wellness Institute (2025). The Future of Wellness 2025 Report.

Deloitte (2025). Global Human Capital Trends 2025.

Mercer (2025). Global Talent Trends Report 2025.

CIPD (2025). Health & Wellbeing at Work Report 2025.

IBM Institute for Business Value (2025). AI at Work: Humanizing Analytics, 2025 Report.

Fortune Business Insights (2024). Telehealth Market Size, Share & Growth Report 2024–2032.

Precedence Research (2025). Preventive Healthcare Market Report 2025–2032.

Demandsage (2025). Smartwatch User Statistics 2025.

Deloitte (2025). Digital Consumer Trends 2025.

McKinsey & Company (2024). The $2 Trillion Global Wellness Market Gets a Gen Z Glow-Up.

Ipsos (2024). Health and Wellness Global Trends.

OGGUSTO 2026 Wellbeing Trendleri Raporu: Yeni İyilik Dengesi
Yaprak Üner
Yaprak Üner Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için