OGGUSTO 2026 Wellness Trendleri Raporu yayınlandı. 2026 yılında wellness dünyasını hangi yenilikler bekliyor? Kişisel bakımın ötesine geçen wellbeing yaklaşımı; nörobilimden sessizlik terapisine, biyolojik ritimlere uyumlu yaşam biçimlerinden dijital detoksa kadar geniş bir alanı kapsıyor.
OGGUSTO ve Privia | İş Bankası Özel Bankacılık iş birliğiyle hazırlanan bu özel raporda; sağlığın holistik tanımına yön veren uygulamalardan yeni nesil sağlık teknolojilerine, iç huzur ve dayanıklılık odağındaki trendleri analiz ettik.
Hazırlayan: Yaprak Üner
2026’da Wellbeing Dünyasını Neler Bekliyor?

Görsel: tap10 – iStock
- Wellbeing kavramı, Z kuşağının değerleriyle birlikte bireysel sağlığın ötesine geçerek kimlik, toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla yeniden tanımlanacak.
- Genetik veriler, mikrobiyom analizleri ve yapay zekâ destekli çözümler, herkese özgü beslenme ve takviye modelleriyle kişisel wellbeing çağını başlatacak.
- Yapay zekâ, giyilebilir teknolojiler ve temassız bakım sistemleri, fiziksel ve zihinsel sağlığın dijital destekli yeni rutinleri haline gelecek.
- Kurumlar, çalışanların zihinsel, duygusal ve fiziksel iyilik halini sürdürülebilir başarı ve kurumsal kültürün merkezine yerleştirecek.
- Genetik veriler, mikrobiyom analizleri ve yapay zekâ destekli çözümler, herkese özgü beslenme ve takviye modelleriyle kişisel wellbeing çağını başlatacak.
- 2026’da Wellbeing Dünyasını Neler Bekliyor?
- BioBalance 2026’nın Yeni Wellbeing Dengesi
- 1- Z Kuşağı Etkisi: Yeni Wellbeing Alışkanlıkları (2026)
- 2- Kişiselleştirilmiş Sağlık: 2026’nın Yeni İyi Olma Modeli
- 3- Dijital Zindelik: Teknoloji ile İyi Olmanın Yeni Yolu
- 4- İşyerinde İyi Olmak: 2026 Çalışan Wellbeing Trendleri
- 5- İyi Yaş Alma Çağı: Healthy Aging Trendlerinin Yükselişi
- İnsan BioBalance ile İyilik Peşinde

BioBalance 2026’nın Yeni Wellbeing Dengesi

Görsel: Natali_Mis – iStock
Wellbeing, yaşamın merkezinde konumlanan yeni bir denge arayışı… 2026, insanın kendi biyolojisiyle, duygularıyla ve dijital dünyayla kurduğu ilişkinin yeniden tanımlandığı bir dönemin başlangıcı olacak.
BioBalance, bu dönüşümün ana kavramı. İnsanı biyolojik zekâ, etik bilinç ve teknolojik farkındalıkla tanımlayan bütünsel bir yaşam anlayışı.
Bu yeni çağda sağlık kişisel, teknoloji insani, iyilik ölçülebilir hale geliyor. Z kuşağı etik değerlerle şekillenen topluluk bilinciyle wellbeing’i yeniden tanımlarken, kişiselleştirilmiş beslenme sistemleri, yapay zekâ destekli zindelik teknolojileri, kurumsal empati kültürü ve sağlıklı yaş alma arayışı, bu bütünlüğün parçaları haline geliyor.
BioBalance, doğa ile insan, beden ile zihin, bilim ile sezgi arasındaki uyumu yeniden kuruyor. Daha uzun yaşamak değil, dengede yaşamak artık wellbeing’in gerçek anlamı.
1- Z Kuşağı Etkisi: Yeni Wellbeing Alışkanlıkları (2026)

Z kuşağının iyilik hali tanımı bireysel kimlik, toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik gibi gündemlerle iç içe geçerek günlük yaşamın her alanına yayılacak bir kültür dönüşümünü başlatacak.
İyilik Haline Yeni Nesil Tanım
Genç tüketiciler, wellness’i arada bir uygulanan bir aktivite olmaktan çıkarıp rutin bir yaşam biçimi haline getirirken, markalardan da etik, bilimsel ve toplumu gözeten bir yaklaşım bekleyecekler.

Bu dinamik, küresel wellbeing pazarını yeniden şekillendirirken yeni yatırım alanlarını ve iş modellerini de beraberinde getirecek.
1.1. Değer Odaklı Wellbeing

- Z kuşağı için wellbeing, bireysel sağlık göstergelerinden çok etik duruş ve yaşam amacıyla tanımlanacak.
- Genç nesiller, iyilik halini çevresel ve toplumsal bir sorumluluk alanı olarak görecek.
- Bu yaklaşım, tüketim alışkanlıklarını kökten dönüştürerek markalardan şeffaflık, sürdürülebilir üretim ve anlamlı katkı talebini artıracak.
- Wellbeing’in yeni dili, fayda odaklı ürünlerden çok “değer odaklı yaşam biçimleri” etrafında şekillenecek.
- Kişisel bakım, beslenme ve sosyal etkileşim alışkanlıkları, bu kültürel farkındalıkla yeniden tanımlanacak.
Bilimin, Bitkilerin ve Mikrobiyotanının Yeni Çağı
2026, sağlıklı yaşam anlayışında köklü bir dönüşüm yılı. Tüketici artık gıdanın biyolojik etkisine, mikrobiyota dostu olmasına ve gezegen sağlığına katkısına bakıyor. Bu yeni dönemin merkezinde dört kavram var: Mikrobiyota, bitkisel protein, filizlendirme–fermanteasyon ve upgraded food.
Bağırsak mikrobiyotasının bağışıklık, metabolizma ve ruh hâli üzerindeki bilimsel etkileri netleşti. Bu nedenle prebiyotik lifler, doğal fermente gıdalar ve polifenol zengini bitkisel formüller 2026’nın temel wellness unsurlarına dönüşüyor. “İyi mikrobiyota, iyi yaşam” artık evrensel bir yaklaşım.
Bitkisel protein ise daha rafine bir bakışla ele alınıyor. Beklenti daha iyi sindirilen, biyoyararlanımı yüksek ve daha fonksiyonel olması. Bu da filizlendirme ve fermantasyon tekniklerine yönelimi değer kazandırıyor. Filizlendirme, baklagillerin sindirim dostu yapısını derinleştirirken; fermantasyon probiyotik etkiyi artırıp protein yapısını iyileştiriyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı
Sürdürülebilir Yaşam Elçisi
“Mikrobiyota dostu beslenme, filizlendirilmiş bitkiler, fermantasyon ve ‘upgraded food’ yaklaşımı 2026’nın wellness dünyasını yeniden tanımlıyor. Sağlık artık biyolojik zekâyı beslemekten geçiyor.”
Tüm bu dönüşüm “upgraded food” anlayışını doğruluyor: Besin değeri artırılmış, mikrobiyota dostu, temiz içerikli, bilim destekli ve sürdürülebilir gıdalar. Stanford ve Wageningen gibi kurumların projeleri, Japonya’daki modern natto–miso yorumları ve Kuzey Avrupa’nın filizlendirilmiş tahıl trendi bu yaklaşımın global etkisini gösteriyor.
2026 wellness dünyasının mesajı net: Beslenme artık bir zeka meselesi. Biyolojik, ekolojik ve bütüncül bir zeka.
1.2. Toplulukla İyileşme


- Pandemi sonrası dönemde wellbeing, bireysel bir hedef olmaktan çıkıp kolektif bir iyileşme kültürüne dönüşecek.
- Z kuşağı, sosyal bağ kurmayı ve anlamlı etkileşimleri günlük yaşamın merkezine yerleştirerek; dijital topluluklar, ortak aktiviteler ve paylaşım odaklı deneyimlerle yeni bir iyilik hali anlayışı yaratacak.
- “Birlikte iyileşme” yaklaşımı, kişisel motivasyonun ötesine geçerek topluluk bilinciyle sürdürülebilir wellbeing kültürünün temelini oluşturacak.
1.3. Kanıt Tabanlı Seçim

Wellbeing artık bilimsel olacak.
- Z kuşağı, sağlığına dair aldığı her kararda veriye, araştırmaya ve şeffaf bilgiye dayalı seçimler yapacak.
- “Clean label” anlayışı, etik üretim zincirinden klinik etkililik kanıtına kadar tüm sürecin doğrulanmasını kapsayacak.
- Bilim temelli markalar, yapay zekâ destekli sağlık analizleri ve kanıta dayalı beslenme çözümleri, yeni kuşağın güven eşiğini belirleyecek.
- Şeffaflık, wellbeing ekosisteminde kalıcılığın ön koşulu haline gelecek.
1.4. Amaç Odaklı Tüketim

Yeni kuşak için tüketim bir kimlik ifadesine dönüşecek

- Wellbeing ürünleri, gezegenin sağlığına ve toplumsal dengeye katkı sağlama potansiyeliyle değerlendirilecek.
- Z ve Y kuşakları, tercih ettikleri markalardan etik üretim, sürdürülebilir tedarik zinciri ve ölçülebilir sosyal etki bekleyecek.
- Bu yaklaşım, “amaç odaklı tüketim” kavramını bir trend olmaktan çıkarıp iş modellerinin merkezine yerleştirecek.
- Wellbeing ekonomisinde güven, şeffaflık ve değer uyumu, yeni kuşak için sadakatin temel ölçütleri haline gelecek.
Wellness’ta Yeni Güven Kodu: Bilim, Topluluk, Etki

2 trilyon USD
Gen Z ve Y etkisiyle parlayan küresel wellness pazarı
McKinsey — Future of Wellness Trends

%70
Çevresel sürdürülebilirlik ve etik üretim ilkelerine uyan markalara daha fazla ödeme yapmaya istekli olan Z ve Y kuşakları.
Deloitte – Global Millennial and Gen Z Survey 2025
%65
Bir wellbeing topluluğuna katılmanın motivasyonlarını artırdığını söyleyenler. “Topluluk temelli wellness”, en hızlı büyüyen alanlardan biri.
Mindbody & ClassPass – 2024 Wellness Index
Global Wellness Institute – Touchless Wellness Initiative Trends for 2025
%50
Satın alma kararında klinik kanıtları en önemli kriter olarak görenler.
%70’i
ise bilimsel veri veya bağımsız test sonucu paylaşan markalara daha çok güveniyor.
McKinsey & Company – The Trends Defining the $1.8 Trillion Global Wellness Market (2024)
The Hartman Group – Wellness Trends 2025
İyilik Hali Yeni Bir Ekosistem Kuruyor: Zihin, Kök Neden ve Biyolojik Dönüşüm

“TheLifeCo Wellbeing” markasının kurucusu
“2026’da wellness dünyasını üç güçlü akım belirliyor: yaşam tarzını kökten dönüştüren ‘Lifestyle as a Medicine’, etkisi yüksek biyoteknolojik terapiler ve küresel ölçekte büyüyen mental wellness dalgası.”
“2026’da wellness dünyasını üç ana eksen şekillendiriyor. İlk olarak kökten çözüm yaklaşımı yükselişte. ‘Lifestyle as a Medicine’ giderek ana akım haline geliyor; çünkü kanserden hipertansiyona kadar kronik hastalıkların çoğunun yaşam tarzı hatalarından kaynaklandığı artık net şekilde biliniyor. İnsanlar semptom değil, neden çözmek istiyor. Bitki bazlı beslenme, doğru yaşam alışkanlıkları ve kişiye göre düzenlenmiş sağlıklı rutinler bu yaklaşımın merkezinde.
İkinci eksen, bütüncül olmayan ama etkisi yüksek tekil terapiler. Kök hücre, exosome, NAD, NMN, NK hücreleri gibi biyolojik gençleştirme ve iyileştirme uygulamaları büyük ivme kazanıyor. Bunlar bir yaşam tarzı dönüşümünün yerine geçmese de tamamlayıcı müdahaleler olarak dünya genelinde ciddi talep görüyor.
Üçüncüsü ve belki de en kritiği, zihin sağlığı. Dünyadaki asıl büyük pandemi mental tükenmişlik. Stres, dikkat problemi, zihinsel yorgunluk ve duygusal dayanıklılık konuları herkesin gündeminde. Bu nedenle mental wellness, 2026’nın küresel ölçekte en hızlı büyüyen alanı.
Bu trendlerin ticari yansıması da çok güçlü. Wellness sektörü artık otomotiv sektörünün bile iki buçuk katı büyüklüğe ulaşmış durumda. Özellikle ‘Wellness Real Estate’—insanın iyi yaşamını destekleyen evler, ofisler, yerleşkeler—dünyanın en hızlı büyüyen kategorilerinden biri. Yaşam tarzı değişimi bir haftada olmaz; bu nedenle The LifeCo gibi merkezler insanların dönüşümlerine temel atan, sonra da onlara bu yolculukta eşlik eden kritik yaşam alanlarına dönüşüyor.”
2- Kişiselleştirilmiş Sağlık: 2026’nın Yeni İyi Olma Modeli

Tek Ölçü Değil, Kişisel Formül Dönemi
Wellbeing 2026’da kitlesel çözümlerden kişiye özgü formüllere geçecek
- Genetik testler, mikrobiyom analizleri, biyobelirteç verileri ve yapay zekâ destekli sistemler, bireylerin biyolojik yapılarına ve yaşam tarzlarına göre özelleştirilmiş sağlık haritaları oluşturmasını sağlayacak.

“Tek ölçü herkese uyar” anlayışı yerini “benim için tasarlanmış sağlık” dönemine bırakacak.
- Bu yaklaşım beslenme, zihinsel denge ve önleyici bakım alanlarını da yeniden tanımlayacak.
- Yapay zekâ destekli beslenme algoritmaları, kişiye özel takviye planları ve veri odaklı sağlık takibi, wellbeing’i bireyin günlük yaşamının ayrılmaz parçası haline getirecek.
Dünya Denge Arayışında

Ayurveda, yoga, detoks uzmanı ve tıp doktoru
“Zihinsel sağlık her zaman önemini koruyacak. Uzun süredir ilgilendiğim bu alan, artık çok daha yükselen bir trende dönüşüyor. Zihinsel sağlık ve terapi yöntemleri gelecekte çok daha planlı ve sistematik bir yapıya kavuşacak.
Bu süreçte mindfulness (farkındalık) yaygınlaşacak; beyin dalgalarını ve zihinsel süreçleri ölçen testler, takviyeler ve dijital çözümler artacak.
Kişiselleştirme her alanda öne çıkacak; nasıl her birey farklıysa, wellbeing de kişiye özel hale gelecek. Bu yüzden kişiselleştirilmiş tıp, wellbeing, beslenme ve fitness 2026’da çok daha önemli olacak.
2026’da insanlar doğaya, bedene ve zihne daha bütünsel bakmaya başlayacak.
Ayrıca giyilebilir teknolojiler bu alanı destekleyecek; gözlükler, saatler ve yüzükler gibi cihazlar bireyin ihtiyaçlarına göre kişiselleşecek.
Ayurveda ve Geleneksel Çin Tıbbı gibi kadim yaklaşımlar yeniden değer kazanacak. İnsanlar doğaya, bedene ve zihne daha bütünsel bakmaya başlayacak.
Sonuçta dünya, yeniden denge arayışına girecek. Daha bilinçli, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir yaşam biçimi için.”
2.1. Biyobelirteç Tabanlı Beslenme

Beslenme anlayışı bireyin biyolojik verilerine dayanacak.
- Genetik profiller, mikrobiyom haritaları ve kan biyobelirteç analizleri, her birey için kişisel bir beslenme haritası oluşturacak.
- Z kuşağı, bedenine dair verileri aktif takip ederek “kendini tanıma”yı fiziksel iyilik halinin merkezine yerleştirecek.
- Bu yaklaşım, geleneksel diyet kavramını geride bırakarak bilimsel kanıta dayalı, veri odaklı beslenme modellerini öne çıkaracak.
- Yapay zekâ destekli analiz platformları, biyobelirteç verilerini sürekli izleyerek kişiye özel takviye, uyku ve egzersiz önerileri sunacak.
- Sonuç olarak, beslenme ölçülebilir ve sürdürülebilir bir iyilik pratiği haline gelecek.
2.2. Fonksiyonel Gıdanın Yükselişi

Beslenme, “bedenin işlevsel ihtiyaçlarını karşılamak” ile tanımlanacak.
- Fonksiyonel gıdalar; bağırsak sağlığını destekleyen probiyotik-postbiyotik içerikler, bilişsel performansı güçlendiren adaptogenler ve hormon dengesini düzenleyen formüllerle ana akım haline gelecek.
- Z kuşağı, yiyecekleri enerji kaynağı olmaktan çıkarıp zindeliği yöneten araçlar olarak görecek; kısa vadeli diyetlerden çok günlük mikro-alışkanlıklara dayalı fonksiyonel tüketimi benimseyecek.
- Fonksiyonel beslenme, ilaç benzeri etki gösteren ancak doğallığını koruyan ürünlerle gıda ve sağlık arasındaki sınırı bulanıklaştıracak.
- Bu dönüşüm, global wellbeing ekonomisinde “preventif beslenme” çağını başlatacak.
2.3. Reducetarian Yaşam

Katı diyet kimliklerinin yerini, hayvansal tüketimi bilinçli biçimde azaltan esnek yaklaşım alacak.
- Reducetarian çizgide bitki bazlı proteinler, fermente alternatifler ve fonksiyonel ürünler öne çıkacak.
- Z kuşağı, sağlık-etik-gezegen dengesi için daha az ama daha sorumlu seçim yapacak; menülerde plant-forward seçenekler ve porsiyon optimizasyonu standartlaşacak.
- Bu dönüşüm, markaların ürün geliştirme stratejilerini de yeniden şekillendirecek.
- Menülerde, paketlerde ve restoran zincirlerinde “plant-forward” seçeneklerin artışı, wellbeing’in çevresel boyutunu görünür kılacak.
2.4. Karbon-Etiketli Menüler

Tüketici davranışı, gezegenle uyum üzerinden şekillenecek.
- Küresel sürdürülebilirlik trendleri doğrultusunda restoranlar, market zincirleri ve markalar, ürünlerinin karbon ayak izi bilgisini standart biçimde paylaşmaya başlayacak.
- Z kuşağı, karbon salım değeri üzerinden de tercih yapacak.
- Bu yaklaşım, bilinçli tüketim davranışını teşvik ederek hem markaları hem tüketicileri daha sorumlu tercihlere yönlendirecek.
- Tüketici, kalori/fiyat kadar karbon salım değerine de bakarak karar verecek; markalar için şeffaf tedarik zinciri ve düşük-karbon inovasyon yeni rekabet farkı yaratacak.
2.5. Yapay Zekâ Diyet Koçu

Yapay zekâ, beslenme alışkanlıklarını bireyin biyolojisine göre yeniden tasarlayacak.
- AI destekli sistemler, genetik yapı, aktivite düzeyi, uyku kalitesi ve mikrobiyom verilerini analiz ederek kişiye özel öğün planları ve takviye önerileri oluşturacak.
- Z kuşağı, her öğününü veriyle yöneten bir sağlık rutini geliştirecek.
- Bu dijital koçlar, bireyin güncel ihtiyaçlarını izleyerek gerçek zamanlı beslenme rehberliği sunacak.
- AI Diyet Koçları, kişiselleştirilmiş sağlık takibinde insan uzmanlığı ve algoritmik zekâyı birleştiren hibrit bir model ortaya çıkacak.
Sessiz Salgına Karşı Bütüncül İyilik Hali
İyi olma hâli artık fiziksel sağlıktan öte zihinsel dayanıklılığı, sosyal dengeyi ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını da kapsıyor. 2026’ya girerken ‘wellbeing’ kavramı, bireylerin kendilerini bütüncül olarak iyi hissetmelerini destekleyen bir yaşam kültürüne dönüşüyor. Bu dönüşümün en kritik parçalarından biri ise obeziteyle mücadele. Çünkü sağlıklı bir toplumun temeli, farkındalık, hareket ve dengeli yaşam alışkanlıklarından geçiyor.

Novo Nordisk Türkiye Genel Müdürü
“Sağlıklı bir toplum, bireylerin yaşam kalitesini artıran, farkındalığı yüksek ve çözüm odaklı bir sistemle mümkün olabilir.”
“Dünya şu anda sessiz bir salgınla karşı karşıya. Bugün yaklaşık 1 milyar insan obezite ile yaşıyor ve bu sayı 2035’te yaklaşık 2 milyara ulaşacak. Ülkemizde ise her üç yetişkinden biri obezite ile mücadele ediyor ve bu oran OECD ortalamasının üzerinde seyrediyor. Obezite kalp krizi, felç, diyabet, karaciğer yağlanması ve kanser dahil 200’den fazla komplikasyonun kapısını açan ciddi bir hastalık.
Bilim ve teknolojideki hızlı ilerlemeler, obeziteyle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Yenilikçi tedavi yaklaşımları ve bireylerin biyolojik ihtiyaçlarına göre şekillenen çözümler sayesinde bu hastalığın yönetiminde ve sonuçlarında önemli iyileşmeler sağlanıyor.
Sağlıklı bir toplum, bireylerin yaşam kalitesini artıran, farkındalığı yüksek ve çözüm odaklı bir sistemle mümkün olabilir. Bu vizyon doğrultusunda atılacak her adım, wellbeing kültürünü kalıcı hale getirmeye ve geleceği şekillendirmeye katkı sağlayacaktır.”
Yeni Dönemin Wellness Göstergeleri

1.4 Trilyon USD
2027 Küresel wellness turizmi
pazarı büyüklüğü
Global Wellness Institute 2024, Booking.com 2025

%73
Karbon ayak izi etiketi olan ürünleri tercih eden Avrupalı tüketici oranı.
European Consumer Organisation (BEUC) – Consumer Attitudes to Food Sustainability 2024
1.9 Milyar USD
Küresel mikrobiyom pazarının 2033’te ulaşacağı büyüklük. Mikrobiyom bazlı takviyelerin wellness pazarındaki payı ise %14 artacak.
Precedence Research – Human Microbiome Market Size 2024–2033

68.7 Milyar USD
Küresel biosensör pazarının 2034 yılındaki büyüklüğü.
Precedence Research – Biosensors Market Size Expected to
Reach USD 68.72 Billion by 2034
115.3 Milyar USD
Küresel bitki bazlı gıda pazarının 2033’te
ulaşacağı büyüklük.
Precedence Research – Plant-Based Food Market Report 2024–2033
3- Dijital Zindelik: Teknoloji ile İyi Olmanın Yeni Yolu

Zindelik Dijitalleşiyor, İnsan Merkezde Kalıyor
Wellbeing’in geleceği, insan ve teknolojinin uyumunda şekillenecek.

- Temassız bakım sistemleri, giyilebilir sağlık teknolojileri ve uzaktan wellness çözümleri, kişisel sağlığın dijital yönetimini mümkün kılacak.
- Z kuşağı, sağlığını yalnızca klinik ortamlarda değil, günlük yaşamın dijital ritminde takip edecek.
- Akıllı saatlerden biyosensörlere, yapay zekâ destekli asistanlardan sanal danışmanlıklara kadar birçok araç, kişisel zindeliği gerçek zamanlı ölçülebilir hale getirecek.
- Bu dönüşüm, bireyin sağlığını daha görünür, izlenebilir ve yönetilebilir hale getirirken, veri gizliliği ve etik kullanım ilkeleri dijital wellbeing kültürünün vazgeçilmez parçası olacak.
Bilim, farkındalık ve insanlık

Klinik Psikolog & Yazar
Harvard Üniversitesi
“Önümüzdeki yıllarda duygusal zekâ, öz farkındalık ve öz düzenleme kavramları iş ve yaşam kültürünün merkezine yerleşecek.
Mindfulness bu dönüşümün en güçlü aracı haline gelirken, liderlik anlayışı da daha şefkatli, güçlü ve kalpten gelen bir forma bürünecek.
Ben özellikle liderliğin nörobilimi ve iş yerinde nörobilim alanlarını çok önemli buluyorum; çünkü beynimiz, bedenimizde ve sinir sistemimizde olan biteni anlamak, bunun başkaları üzerindeki etkisini fark etmek liderlikle yepyeni bir derinlik kazandıracak.
Geleceğin trendleri bu yönde ilerleyecek. Bilimin, farkındalığın ve insanlığın birleştiği bir dönem doğuyor.
2026’da mindfulness bu dönüşümün en güçlü aracı haline gelirken, liderlik anlayışı da daha şefkatli, güçlü ve kalpten gelen bir forma bürünecek.”
3.1. Temassız Bakım Ekosistemi

Wellbeing, fiziksel temasa gerek kalmadan sürdürülebilir hale gelecek.
- Evde ölçüm cihazları, uzaktan sağlık takibi, sanal danışmanlık sistemleri ve temassız wellness uygulamaları, kişisel bakımın temelini oluşturacak.
- Pandemi sonrası dönemde başlayan dijital bakım alışkanlığı, 2026 itibarıyla kalıcı bir ekosisteme dönüşecek.
- Kullanıcılar, giyilebilir sensörler aracılığıyla vücut ısısı, kalp atışı, uyku kalitesi ve stres seviyesini anlık olarak izleyebilecek.
- Temassız bakım sistemleri, bireyin kendi verisine dayalı, önleyici ve kişisel sağlık yönetimini destekleyecek.
3.2. Giyilebilir Sağlık Teknolojileri

Zindelik artık bilekte, bedende ve veride taşınacak.
- Akıllı saatler, yüzükler, giyilebilir sensörler ve sağlık takibi yapan cihazlar, bireyin anlık sağlık göstergelerini izleyerek önleyici tıbbın ayrılmaz parçası haline gelecek.
- Z kuşağı, bu teknolojileri uyku kalitesi, stres seviyesi ve duygusal dengeyi ölçmek için kullanacak.
- Giyilebilir cihazlar, günlük yaşamın içinde dijital bir erken uyarı sistemi gibi çalışacak.
- Yapay zekâ destekli platformlar, bu cihazlardan gelen verileri analiz ederek kişisel sağlık öngörüleri sunacak; böylece teknoloji, beden farkındalığının yeni dili haline gelecek.
3.3. Yapay Zekâ Wellbeing Asistanı

Yapay zekâ, kişisel wellbeing yönetiminin görünmez koçu olacak.
- AI sistemleri, bireylerin uyku düzeni, stres seviyesi, beslenme alışkanlıkları ve hareket verilerini analiz ederek kişiye özel zindelik protokolleri geliştirecek.
- Z kuşağı, içgüdüsel değil, veriyle desteklenen kararlarla yaşam kalitesini optimize edecek.
- Yapay zekâ, sağlık verilerini yorumlayarak bireyin günlük rutinine uygun otomatik öneriler ve davranış tavsiyeleri sunacak.
- AI destekli wellbeing asistanları, fiziksel performanstan duygusal dengeye kadar geniş bir yelpazede önleyici, kişisel ve sürdürülebilir destek sistemleri oluşturacak.
3.4. Nörodayanıklılık Pratikleri

Wellbeing, zihinsel dayanıklılıkla tanımlanacak.
- Nörobilim temelli egzersizler, duygusal esnekliği, odaklanmayı ve stres toleransını artırarak modern yaşamın baskılarına karşı koruyucu bir kalkan işlevi görecek.
- Z kuşağı, zihinsel esneklik pratiklerini günlük rutinlerine dahil ederek “nörodayanıklılık” kavramını hayatın yeni normali haline getirecek.
- Kısa meditasyonlar, dijital nefes uygulamaları ve bilişsel egzersiz platformları, beyin sağlığını geliştiren dijital alışkanlıklar olarak konumlanacak.
- Nörodayanıklılık, bireysel üretkenliği destekleyen bir zihinsel ekosistem yaratırken; şirket kültürlerinde de duygusal çeviklik ve stres yönetimi politikalarının merkezinde yer alacak.
3.5. Veri-Etik Duyarlılığı

Dijital zindelik çağında en değerli unsur, güven olacak.
- Giyilebilir cihazlar ve wellness uygulamaları her geçen gün daha fazla kişisel veri toplarken, etik veri yönetimi, kullanıcıların dijital wellbeing’e duyduğu güvenin belirleyici faktörü haline gelecek.
- Z kuşağı, mahremiyetini koruyan, açık veri politikalarıyla çalışan ve bilgiyi iyilik odaklı kullanan markaları tercih edecek.
- Wellbeing platformlarının başarısı, etik şeffaflığa bağlı olacak.
- Veri-etik farkındalığı, dijital sağlık ekosisteminde yeni bir kalite standardı yaratacak; güvenilirlik, sürdürülebilir zindelik kültürünün vazgeçilmez koşulu haline gelecek.

Veriye Dayalı Tüketici Eğilimleri

1.1 Trilyon USD
Küresel dijital sağlık pazarı 2034’de ulaşacağı Pazar hacmi
Precedence Research – Digital Health Market Report 2
Görsel: ipopba – iStock
504 Milyar USD
Küresel tele-sağlık (telehealth) pazarının 2032’ye kadar yükseleceği hacim.
Fortune Business Insights – Telehealth Market Size, Share & Growth Report 2024–2032

%82
Tüketicilerin %68’i verilerini yalnızca güvenilir sağlık kurumlarıyla paylaşmak istiyor.
Deloitte Global Digital Consumer Trends 2025
148.4 Milyar USD
Yapay zekâ destekli sağlık pazarının 2030’da ulaşacağı büyüklük.
Precedence Research – Artificial Intelligence in Healthcare Market Report 2024–2030
4- İşyerinde İyi Olmak: 2026 Çalışan Wellbeing Trendleri

Performansın Yeni Ölçüsü: İyilik Hali

Wellbeing, sürdürülebilir başarının temel göstergesi olacak.
- Şirketler, çalışan bağlılığını ve verimliliğini artırmak için bütünsel iyilik politikalarını performans yönetiminin merkezine yerleştirecek.
- Pandemi sonrası dönemde, “çalışan deneyimi” kavramı yeniden tanımlanıyor.
- Ofis tasarımından yan haklara, dijital araçlardan liderlik tarzına kadar her unsur, çalışanın duygusal dengesi ve zihinsel dayanıklılığı gözetilerek planlanacak.
- Z kuşağı profesyoneller, psikolojik güvenlik, kapsayıcılık ve esnekliğe de değer verecek.

- Bu beklenti, şirketleri ölçülebilir wellbeing programlarına, duygusal iklim analitiğine ve bakım odaklı liderlik modellerine yönlendirecek.
- Kurumsal wellbeing, insan kaynakları politikasının ötesinde, marka itibarı ve yatırım değerinin ayrılmaz bileşeni haline gelecek.
4.1. Ölçülebilir İyilik Programları

Wellbeing yatırımları, ölçülebilir bir performans göstergesi olacak.
- Kurumlar; çalışan bağlılığı, tükenmişlik oranı, verimlilik ve işten ayrılma oranlarını analiz ederek iyilik halinin kurumsal etkisini sayısallaştıracak.
- Z kuşağı profesyoneller, kurumların wellbeing politikalarını somut verilerle desteklemesini bekleyecek.
- Şirketler, bu beklentiye yanıt vermek için dijital anketler, duygusal analiz platformları ve wellbeing ölçüm panelleri kullanacak.
- İyilik, kurumsal performans metriği olacak.
4.2. Duygusal İklim Analitiği

Kurumlar, çalışanlarının duygusal iklimini ölçerek iyilik halini yönetecek.

- Yapay zekâ destekli analiz araçları, geri bildirimler, e-posta dili ve etkileşim verilerinden duygusal eğilimleri çıkararak ekip içi stres, tükenmişlik ve memnuniyet düzeyini erken tespit edecek.
- Z kuşağı çalışanları, açık iletişim ve psikolojik güvenlik kültürü talep edecek.
- Bu beklenti, şirketleri duygusal analitik, anlık nabız ölçümleri ve dijital wellbeing panelleri gibi sistemlere yatırım yapmaya yönlendirecek.
- Veri, insan hissini de ölçebilen bir yönetim aracına dönüşecek.
4.3. Kapsayıcı Politikalar

Kapsayıcılık, kurumsal wellbeing stratejilerinin merkezine yerleşecek.
- Kurumlar; cinsiyet, yaş, engellilik durumu, nöroçeşitlilik ve kültürel farklılıkları gözeten politikalarla psikolojik güvenlik ve eşit erişim kültürü oluşturacak.
- Z kuşağı, kendini olduğu gibi kabul eden, çeşitliliği davranış biçimi olarak benimseyen işverenleri tercih edecek.
- Kapsayıcı politikalar; esnek çalışma modelleri, erişilebilir ofis tasarımları, ebeveyn desteği ve mentorluk programlarıyla güçlenecek.
- Bu dönüşüm, çalışan bağlılığını artırırken markaların itibarını da sürdürülebilir biçimde yükseltecek.

4.4. Kişisel Wellbeing Bütçeleri

Şirketler, çalışanlarına kişisel wellbeing bütçeleri tanımlayarak bireysel ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş destekler sunacak.
- Bu bütçeler; psikolojik danışmanlık, spor üyeliği, beslenme programı, mindfulness eğitimleri ve tatil-dinlenme hibeleri gibi alanlarda özgürce kullanılabilecek.
- Z kuşağı çalışanları, “herkese aynı paket” anlayışını reddederek kendi iyilik halini yöneten, kişisel tercih hakkı tanıyan kurumları tercih edecek.
- İnsan kaynakları sistemleri, bu bütçeleri dijital platformlar üzerinden yöneterek harcama verilerini anonim şekilde analiz edecek; böylece hem çalışan memnuniyeti hem de yatırım geri dönüşü ölçülebilir hale gelecek.
4.5. Bakım Odaklı Liderlik

Kurum kültürlerinde liderlik anlayışı, kontrol etmekten çok desteklemeye evrilecek.
- Yeni dönemde yöneticiler, ekiplerinin zihinsel dayanıklılığını ve duygusal dengesini koruyan bakım figürleri haline gelecek.
- Empati, farkındalık ve psikolojik güvenlik, performans kadar önemli liderlik göstergeleri olacak.
- Z kuşağı çalışanları, yöneticilerinden insan olarak görülmeyi ve anlaşılmayı bekleyecek.
- Bu dönüşümle birlikte “bakım odaklı liderlik”, kurumların tükenmişlik oranlarını azaltan, bağlılık ve üretkenliği artıran yeni bir yönetim standardı olarak tanımlanacak.
Çalışan İyiliğine Yatırım Çok Yönlü Kazandırıyor

%41
Çalışan iyiliğine yatırım yapan şirketlerde
bağlılıkta %41, performansta %21 artış
sağlıyor
Gallup – State of the Global Workplace 2025 Report
Görsel: damircudic – iStock
%47
Çalışan wellbeing’ini stratejik bir öncelik olarak gören üst düzey yöneticiler.
Chartered Institute of Personnel and Development (CIPD) 2025 Health & Wellbeing at Work Report.
%58
Çalışanlarına kişisel wellbeing bütçesi sunan şirketlerin oranı. Bu oran son üç yılda %19 arttı.
Mercer — Global Talent Trends Report 2025
%37
Empatiyi teşvik eden kurumlarda çalışan bağlılığı %37 artıyor, tükenmişlik %26 azalıyor.
Deloitte — Global Human Capital Trends 2025

5- İyi Yaş Alma Çağı: Healthy Aging Trendlerinin Yükselişi

Uzun Değil İyi Yaşamak

- “İyi yaş alma” kavramı, uzun ömür hedefinin ötesine geçerek bedensel, zihinsel ve duygusal canlılığı korumaya odaklanacak.
- Gen Z ve Y kuşakları, yaşlanmayı erken dönemde planlanması gereken bir yatırım olarak ele alacak; beyin sağlığı, hormonal denge, beslenme ve hareket sistemleri gibi alanlarda önleyici sağlık stratejileri geliştirecek.
- Geriwellness yaklaşımı, zamanla uyum içinde güçlenmek olarak tanımlayacak.
- Bu anlayış, bireyleri “daha uzun yaşamak”tan çok “daha iyi yaşamak” hedefine yönlendirecek.
- Wellbeing endüstrisi, sağlıklı yaş alma teknolojilerine, mikrobesin optimizasyonuna ve nöroyaşlanma yönetimine yatırım yapacak.
5.1. Beyin Sağlığı Odaklı Yaşam

Sağlıklı yaş alma yolculuğunda öncelik beyin sağlığına kayacak.
- Nörobilim temelli wellbeing uygulamaları; hafıza, odaklanma, stres yönetimi ve duygusal dengeyi korumaya yönelik bütünsel programlara dönüşecek.
- Z kuşağı, beyin sağlığını yaşam kalitesinin ve uzun vadeli üretkenliğin belirleyicisi olarak görecek.
- Yeni dönemde “nörowellness”, beslenme, uyku, hareket ve zihinsel egzersizleri tek bir bütün olarak ele alan bir yaşam pratiğine dönüşecek.
- Beyin dostu diyetler, nöroplastisiteyi destekleyen egzersizler ve dijital odak yönetimi araçları gündelik rutinin parçası haline gelecek.
5.2. Hormon Dengesini Destekleyen Wellbeing

Sağlıklı yaş alma anlayışı, bedenin biyolojik ritimlerine uyumla yeniden şekillenecek.
- Hormon sağlığı, wellbeing rutininin temel göstergesi haline gelecek.
- Özellikle kadın sağlığı, uyku kalitesi, stres yönetimi ve metabolik denge alanlarında hormon dostu yaşam protokolleri öne çıkacak.
- Bitkisel adaptogenler, fonksiyonel gıdalar ve kişiselleştirilmiş takviyeler, östrojen, kortizol ve melatonin dengesini destekleyen günlük araçlar olarak kullanılacak.
- Z kuşağı, hormonal döngüsünü anlamayı ve izlemeyi normalleştirerek biyolojik farkındalığı güçlendiren bir yaşam biçimi geliştirecek.

5.3. Uzun Ömür Ekosistemleri

Sağlık ve teknoloji arasındaki çizgi, uzun ömür ekonomisinde tamamen birleşecek.
- Yeni dönemde longevity merkezleri, biyoteknoloji laboratuvarları ve dijital sağlık start-upları, yaşlanmayı yavaşlatan sistemler geliştirmek için birlikte çalışacak.
- Z kuşağı ve genç profesyoneller, uzun ömür hedefini yaşam tarzı optimizasyonu, mikrobesin takibi ve stres yönetimi ile bütünleştirecek.
- “Longevity ekosistemi”, genetik testlerden metabolik takip cihazlarına, biyobelirteç temelli sağlık planlarından erken teşhis algoritmalarına kadar bütünsel bir dijital sağlık altyapısına dönüşecek.
5.4. Önleyici Tıp ve Mikrobesin

Sağlık sistemleri, hastalık tedavisinden çok erken önlemeye odaklanacak.
- Bireyler, biyobelirteç testleri, DNA analizleri ve mikrobesin ölçümleriyle bedensel ihtiyaçlarını gerçek zamanlı izleyecek.
- Z kuşağı, tıbbı yaşam tarzını yöneten bir teknoloji alanı olarak görecek.
- Kandaki vitamin-mineral seviyelerini izleyen mikro sensörler, AI destekli uygulamalara entegre edilerek kişisel sağlık rehberliği sunacak.
- Bu dönüşüm, “önleyici tıp” kavramını kişisel sağlık yönetiminin standart bileşeni haline getirecek.

5.5. Yaşsız Estetik ve Duyusal Yenilenme

Wellness odaklı estetik anlayışı, duygusal yenilenmeye odaklanacak.
- Yeni dönemde estetik; bedensel gençleşme kadar zihinsel tazelenme ve duygusal dengeyi de kapsayacak.
- Z kuşağı, estetiği kendini iyi hissetme ve yaş alma sürecini kabullenme pratiği olarak görecek.
- Bu yaklaşım, “yaşsız güzellik” anlayışını doğallık, bakım ve duygusal farkındalık temelleriyle yeniden tanımlayacak.
- Biohacking uygulamaları, regeneratif estetik, ışık terapileri ve duygusal iyileşme ritüelleri, modern “iyi yaş alma” rutinlerinin ayrılmaz parçası olacak.
Uzun ve İyi Yaşam Ekonomisinin Yükselişi

498 Milyar USD
Küresel önleyici sağlık pazarı hacmi, 2032’ye kadar %6,7 oranında büyümeye devam edecek.
Precedence Research – Preventive Healthcare Market
Report 2025–2032
Görsel: kate_sept2004 – iStock

%18
Sağlıklı yaş alma ekonomisi, küresel wellness pazarının oran ve 2030’a kadar yıllık %7,5 büyüme hızıyla en dinamik alanlardan biri haline geliyor.
Global Wellness Institute — The Future of Wellness 2025 Report
%8.5
128 milyar USD olan beyin sağlığı ve nörowellness pazarının 2030’a kadar yıllık büyüme hızı.
Global Wellness Institute — The Future of Wellness 2025 Report

1.37 Trilyon USD
“Beauty & aging well” pazarı büyüklüğü. 2030’a kadar yıllık %8,2 büyüme kaydedecek.
Global Wellness Institute — The Future of Wellness 2025 Report
İnsan BioBalance ile İyilik Peşinde

KAYNAKÇA
Global Wellness Institute (2025). The Future of Wellness 2025 Report.
Deloitte (2025). Global Human Capital Trends 2025.
Mercer (2025). Global Talent Trends Report 2025.
CIPD (2025). Health & Wellbeing at Work Report 2025.
IBM Institute for Business Value (2025). AI at Work: Humanizing Analytics, 2025 Report.
Fortune Business Insights (2024). Telehealth Market Size, Share & Growth Report 2024–2032.
Precedence Research (2025). Preventive Healthcare Market Report 2025–2032.
Demandsage (2025). Smartwatch User Statistics 2025.
Deloitte (2025). Digital Consumer Trends 2025.
McKinsey & Company (2024). The $2 Trillion Global Wellness Market Gets a Gen Z Glow-Up.
Ipsos (2024). Health and Wellness Global Trends.



