Alanya, Akdeniz’e uzanan görkemli yarımadasıyla, daha ilk anda kimliğini ortaya koyan ve popüler bir tatil beldesinden çok daha fazlası olduğunu kanıtlayan bir şehir.
Yarımadanın zirvesinde Alaeddin Keykubat’ın mirası olan heybetli kale ve Kızılkule, Selçuklu zarafetiyle yükseliyor. Hemen eteklerinde ise Kleopatra’nın efsanesini fısıldayan altın rengi kumsallar uzanıryor.
Bu rehber, Alanya’nın sadece ışıltılı sahillerini değil, surların ardındaki saklı ruhunu, mağaralarının serin gizemini ve Toroslar’ın cömert doğasını keşfetmek isteyenler için bir davet niteliği taşıyor.
- Alanya Ritminizi Ayarlayacak İki OGGUSTO Notu
- Alanya’ya Neden Gidilir?
- Alanya’ya Nasıl Gidilir?
- Alanya’ya Ne Zaman Gidilir?
- Alanya’da Ulaşım Nasıl Sağlanır?
- Alanya’nın Ruhunu Hissetme Notları
- Tarihin Kalbi: Selçuklu Mirası Alanya Kalesi ve Çevresi
- Doğanın Gizemli Dokunuşları: Mağaralar, Kanyonlar ve Nehirler
- Akdeniz’in Altın Kumsalları: Alanya’nın Ünlü Plajları
- Modern Alanya: Teleferik, Teraslar ve Şehir Hayatı
- Alanya Müzeleri ve Çevredeki Antik Kentler
- Alışveriş: Otantik Hatıralar ve Modern Dokunuşlar
- Alanya Gezi Planları (3 ve 5 Gün)
- Alanya’da Gezilecek Yerler ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Alanya Ritminizi Ayarlayacak İki OGGUSTO Notu
Yarımadayı Bir Bütün Olarak Görün: Alanya’yı ikiye ayırmayın. Gündüz, Kleopatra Plajı’nda yüzerken başınızı kaldırıp sizi izleyen heybetli kale surlarına bakın. Akşam ise, kalenin zirvesinden aşağıya uzanan ışıklandırılmış sahile bakarak bu iki dünyanın nasıl birbirini tamamladığını hissedin. Alanya’nın asıl büyüsü bu iki perspektifin birleşiminde.
Sahilden Yaylaya Kaçın: Alanya deneyimini sadece sahil şeridiyle sınırlamayın. Şehrin nemli sıcağından bunaldığınız bir öğleden sonra, rotanızı aniden Dim Çayı’nın veya Sapadere’nin buz gibi sularına çevirin. Toroslar’ın bu serin vahalarında, ayaklarınız suda dinlenirken, şehrin diğer yüzünü, yani Yörük kültürünün ve dağların cömertliğini keşfedeceksiniz.
Alanya’ya Neden Gidilir?

Alanya, UNESCO Dünya Mirası Aday Listesi’nde yer alan, yaşayan bir Orta Çağ kalesini keşfetme ayrıcalığı sunar. Kleopatra’nın yüzdüğü söylenen efsanevi plajlarda denize girmek, Damlataş Mağarası’nın şifalı atmosferini solumak ve Dim Çayı’nın buz gibi suları üzerine kurulmuş çardaklarda şehrin sıcağından kaçmak için eşsiz bir destinasyon.
Aynı zamanda, teleferikle kaleye çıkarak Akdeniz’in en güzel panoramik manzaralarından birine tanıklık etme ve hareketli limanından kalkan teknelerle korsan mağaralarını keşfetme imkanı da gezginlere özel bir deneyim sunar.
Alanya’ya Nasıl Gidilir?
- Hava Yolu ile Ulaşım: Alanya’ya en yakın havalimanı, yaklaşık 45 km mesafedeki Gazipaşa-Alanya Havalimanı’dır (GZP). Burası, özellikle yaz aylarında yurt içi ve yurt dışından birçok direkt uçuşa ev sahipliği yapar.
Diğer bir alternatif ise yaklaşık 125 km uzaklıktaki Antalya Havalimanı’dır (AYT). Her iki havalimanından da Alanya merkeze HAVAŞ, özel transfer servisleri ve otobüslerle kolayca ulaşım sağlanabilir.
- Karayolu ile Ulaşım: Alanya, D400 karayolu üzerinde yer alır ve Türkiye’nin tüm büyük şehirlerine otobüs ve özel araçla rahat bir ulaşım ağına sahiptir. Alanya Şehirlerarası Otobüs Terminali, ilçe merkezine oldukça yakın.
Alanya’ya Ne Zaman Gidilir?
- Deniz Tatili ve Yüksek Sezon için (haziran – eylül): Alanya’nın meşhur plajlarının, hareketli gece hayatının ve su sporlarının tadını çıkarmak için en popüler dönem yaz ayları. Bu dönemde hava sıcaklıklarının oldukça yüksek olduğunu hatırlatmak isteriz.
- Sakinlik ve Kültürel Geziler için (nisan-mayıs & ekim-kasım): Kalabalıklardan uzakta, daha sakin bir tatil ve antik kentleri, kaleyi rahatça gezmek için ilkbahar ve sonbahar ayları idealdir. Bu dönemde hava hala denize girmek için yeterince sıcak olur.
Alanya’da Ulaşım Nasıl Sağlanır?
Alanya merkezinde ve sahil şeridinde birçok noktaya belediye otobüsleri ve dolmuşlarla kolayca ulaşabilirsiniz. Alanya Kalesi gibi yüksek noktalara çıkmak için otobüs veya teleferik en pratik seçenekler arasında.
Dim Çayı, Sapadere Kanyonu gibi şehir dışındaki doğal güzellikleri veya Syedra Antik Kenti gibi tarihi yerleri keşfetmek için ise en konforlu yöntem, araç kiralamak veya günübirlik turlara katılmak.
Alanya’nın Ruhunu Hissetme Notları

Alanya’nın enerjisini ve katmanlı dokusunu anlamak için, yapılacaklar listenizin ötesine geçerek şehrin ritmini hissetmeye çalışın.
- Surların Üzerinde Yürüyün: Alanya Kalesi’nin sadece zirvesine çıkmakla yetinmeyin. Ehmedek bölümünden başlayarak surların üzerinde, bir yanda şehrin modern dokusuna, diğer yanda Akdeniz’in sonsuz maviliğine bakarak yürüyün. O an, yüzünüze vuran rüzgarla birlikte, bir Selçuklu muhafızının hissettiklerini ve bu kalenin neden fethedilemez olduğunu daha derinden anlarsınız.
- Mağaranın Nefesini Hissedin: Damlataş Mağarası’na girdiğinizde, dışarıdaki nemli sıcak havanın yerini alan serin, zengin ve kadim havayı içinize çekin. Binlerce yılda oluşmuş sarkıtların arasından damlayan su seslerini dinleyin ve o an için dış dünyayla bağlantınızı koparın. Bu, sadece jeolojik bir gezi değil, yeryüzünün hafızasına yapılan meditatif bir yolculuk.
- Perspektif Değiştirin: Alanya’nın en güzel manzaralarından biri karadan değil, denizdendir. Limandan kalkan bir tekne turuyla yarımadanın etrafında dolaşırken geriye dönüp bakın. Kırmızı tuğlalı Kızılkule’nin, tarihi tersanenin ve tüm heybetiyle yükselen kale surlarının oluşturduğu o eşsiz silüet, Alanya’nın neden bir deniz başkenti olduğunu size en iyi anlatan karedir.
- Gelenek ve Lezzeti Buluşturun: Dim Çayı’nda, suyun üzerine kurulmuş ahşap bir çardakta oturup, ayaklarınız buz gibi suya değerken taze bir alabalık yiyin. Bu deneyim, Alanya’nın sadece denizden ibaret olmadığını, Toroslar’ın cömertliğinin ve Yörük kültürünün de bu şehrin kimliğinin önemli bir parçası olduğunu size hatırlatır.
Tarihin Kalbi: Selçuklu Mirası Alanya Kalesi ve Çevresi
Alanya’nın kimliğini en iyi, bir taç gibi yarımadanın üzerine oturan görkemli kalesi anlatıyor. Burası sadece bir yapı değil; içinde mahalleleri, camileri, sarnıçları ve saray kalıntılarıyla yaşayan bir Orta Çağ şehri adeta.
- Alanya Kalesi: 6.5 kilometreyi bulan surları ve 140 burcuyla Akdeniz’in en iyi korunmuş kalelerinden biri olan Alanya Kalesi, üç bölümden oluşur: Dış, Orta ve İç Kale (Ehmedek). Zirvedeki İç Kale, Selçuklu Sarayı’nın kalıntılarına ve Bizans döneminden kalma bir kiliseye ev sahipliği yapar.
- Alanya Kalesi’nde Ne Yapılır? Kaleyi keşfetmeye Ehmedek Kapısı’ndan başlayın. Süleymaniye Camii’ni ve Bedesten’i görün. Daracık sokaklarda, hala yaşamın devam ettiği tarihi evlerin arasından yürüyerek zirveye, yani İç Kale’ye ulaşın. Buradaki seyir terası, Kleopatra Plajı’na ve Akdeniz’in sonsuz maviliğine uzanan nefes kesici bir manzara sunuyor.
- Kızılkule: Limanın hemen yanında, kalenin bir uzantısı olarak yükselen bu sekizgen yapı, 13. yüzyıl Selçuklu mimarisinin bir şaheseri ve Alanya’nın en önemli simgesi. 33 metre yüksekliğindeki kule, ismini yapımında kullanılan kırmızı tuğlalardan alır. En üst katına çıktığınızda limanı ve tarihi tersaneyi en güzel açıdan görebilirsiniz.
- Alanya Tersanesi: Kızılkule’nin hemen yanındaki bu yapı, Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesidir. Denizden gelecek tehlikelere karşı korunaklı, beş gözlü bu mimari harikası, Selçukluların denizcilikteki gücünü ve vizyonunu gözler önüne serer. İçeride dolaşırken, dalga sesleri eşliğinde yüzlerce yıl önce burada inşa edilen gemileri hayal edebilirsiniz.
- Tophane: Tersane’nin hemen üzerine, onu denizden ve karadan gelebilecek saldırılara karşı korumak amacıyla inşa edilmiş olan bu stratejik savunma kulesi, aynı zamanda adından da anlaşılacağı gibi top dökümü için kullanılıyordu. Günümüzde, Kızılkule’yi ve tarihi limanı kapsayan etkileyici manzarasıyla ziyaretçilerine eşsiz fotoğraf kareleri sunar.



OGGUSTO’nun Notu: “En rafine deneyim için, gezinize öğleden sonra başlayın. Eğer Müze Kart’ınız varsa, Alanya Kalesi (İç Kale), Kızılkule ve Tersane’yi ücretsiz gezebilirsiniz. Kartınız yoksa, bu üçlü için gişelerden bilet almanız gerekir; zaman zaman sunulan kombine bilet seçeneklerini sorabilirsiniz. Önce Kızılkule ve Tersane’yi gezin, ardından teleferikle kaleye çıkarak günü, hem Kleopatra Plajı’nı hem de şehrin ışıklarını aynı anda görebileceğiniz o büyülü gün batımı saatlerinde zirvede noktalayın.”
Doğanın Gizemli Dokunuşları: Mağaralar, Kanyonlar ve Nehirler

Damlataş Mağarası: Kleopatra Plajı’nın hemen arkasında, 1948’de bir taş ocağındaki dinamit patlamasıyla tesadüfen bulunan bu mağara, astım hastalarına iyi geldiği söylenen şifalı atmosferiyle ünlü. Yıl boyunca 22 derecelik sabit sıcaklığı ve %95’i aşan nem oranıyla, binlerce yılda oluşmuş sarkıt ve dikitlerin arasında adeta başka bir dünyaya adım atarsınız.
- Dim Mağarası ve Dim Çayı: Alanya’nın doğusunda, Toroslar’ın eteklerinde yer alan Dim Mağarası, 360 metrelik yürüyüş yolu ve içindeki küçük gölüyle Türkiye’nin en güzel mağaralarından biridir. Mağara ziyaretinin ardından, hemen aşağısında akan Dim Çayı’na inerek, nehrin üzerine kurulmuş yüzer çardaklarda serinleyebilir ve yöresel lezzetleri tadabilirsiniz. Burası, yazın en sıcak günlerinde Alanyalıların en popüler kaçış noktası.
- Sapadere Kanyonu: Dim Çayı’na göre daha bakir ve macera dolu bir alternatif olan Sapadere Kanyonu, ahşap yürüyüş platformları, küçük şelaleleri ve sonunda ulaşılan buz gibi doğal havuzuyla doğa tutkunları için bir cennet. Kanyonun serin sularında yüzmek, cesaret isteyen ama unutulmaz bir deneyimdir.
- Cüceler Mağarası: Sapadere Kanyonu yolu üzerinde yer alan bu küçük ama etkileyici mağara, rengarenk ışıklandırılmış sarkıt ve dikitleriyle adeta bir masal diyarına benziyor. Özellikle kanyon gezinize ekleyebileceğiniz keyifli bir durak.
OGGUSTO’nun Notu: “Doğal bir kaçış planlarken seçiminizi ruh halinize göre yapın. Eğer amacınız ailece dinlenmek, serinlemek ve yeme-içme üzerine keyifli bir gün geçirmekse, kolay ulaşımıyla Dim Çayı idealdir. Ancak daha aktif, yürüyüş odaklı ve bakir bir doğa deneyimi arıyorsanız, macera hissi uyandıran Sapadere Kanyonu size daha çok hitap edecektir.”
Akdeniz’in Altın Kumsalları: Alanya’nın Ünlü Plajları

- Kleopatra Plajı: Adını Mısır Kraliçesi Kleopatra’dan alan bu 2 kilometrelik plaj, sadece Alanya’nın değil, dünyanın en ünlü plajları arasında yer alıyor. Efsaneye göre, Romalı Komutan Antonius’un Kleopatra’ya hediye ettiği bu plajın altın rengi, incecik kumlarının Mısır’dan özel olarak getirildiği söylenir. Berrak denizi ve tarihi yarımada manzarasıyla büyüleyici bir atmosfere sahiptir.
- Damlataş Plajı: Kleopatra Plajı’nın doğu yönündeki devamı olan bu plaj, adını hemen arkasındaki mağaradan alıyor. Daha sığ ve sakin sularıyla özellikle çocuklu aileler için oldukça ideal bir seçenek sunuyor.
- Portakal (Oba) Plajı: Şehir merkezinin doğusunda yer alan ve Dim Çayı’nın denize döküldüğü noktaya kadar uzanan bu geniş plaj, yamaç paraşütlerinin indiği renkli manzaralara sahne olur.
- İncekum Plajı: Alanya’nın batısında yer alan bu plaj, adından da anlaşılacağı gibi incecik sarı kumları ve sığ deniziyle bilinir. Çam ormanlarıyla çevrili olması, ona ayrı bir güzellik katar.
- Ulaş Plajı: Şehir merkezine yakın, piknik alanlarıyla da bilinen, daha çok yerel halkın tercih ettiği, kendine has sakin bir atmosfere sahip küçük bir koydur.
OGGUSTO’nun Notu: “Kleopatra Plajı’nın keyfini en iyi şekilde çıkarmak için, kalabalıkların en yoğun olduğu öğle saatleri yerine, sabahın erken saatlerinde veya güneşin etkisini yitirdiği akşamüstü saatlerini tercih edin. Özellikle gün batımına yakın, kalenin siluetinin denize vurduğu anlar, bu efsanevi plajın en şiirsel zamanlarıdır.”
Modern Alanya: Teleferik, Teraslar ve Şehir Hayatı
- Alanya Teleferik: Damlataş Plajı’ndan Alanya Kalesi’nin zirvesine (Ehmedek) uzanan bu modern teleferik, şehri ve Akdeniz’i kuşbakışı izlemek için en keyifli yollardan biri. Yaklaşık 5 dakikalık yolculuk boyunca, Kleopatra Plajı’nın ve tarihi yarımadanın manzarası giderek daha da etkileyici bir hal alır.
- Alanya Seyir Terası: Şehir merkezinin biraz dışında, Toroslar’ın eteklerinde yer alan bu teras, Alanya’nın ışıklarını ve kale siluetini özellikle gece saatlerinde izlemek için en güzel noktalardan birini sunuyor.
- Alanya Limanı ve İskele: Gündüzleri tekne turlarının başlangıç noktası olan liman, geceleri restoranları, barları ve Kızılkule’nin ışıklandırılmış manzarasıyla şehrin en hareketli sosyal merkezlerinden birine dönüşür.
OGGUSTO’nun Notu: “Mükemmel bir akşam programı için bu iki modern deneyimi birleştirin. Gün batımından hemen önce teleferikle kaleye çıkın, manzaranın tadını çıkardıktan sonra yine teleferikle aşağı inin. Ardından kısa bir yürüyüşle limana geçerek, şehrin ışıkları eşliğinde keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.”

Alanya Müzeleri ve Çevredeki Antik Kentler
- Alanya Arkeoloji Müzesi: Alanya ve çevresindeki antik kentlerden çıkarılan Helenistik, Roma ve Bizans dönemi eserlerini barındıran müze, bölgenin zengin tarihini anlamak için önemli bir durak sunuyor. Eserler arasında ise Herakles’in bronz heykeli, en dikkat çekici parça olarak öne çıkıyor.
- Atatürk Evi Müzesi: Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün Alanya’yı ziyareti sırasında konakladığı geleneksel Alanya evi, bugün bir müze olarak ziyaretçileriyle buluşuyor.
- Syedra Antik Kenti: Alanya’nın doğusunda, henüz tam olarak keşfedilmemiş gizemli bir antik kent olan Syedra; sütunlu caddesi, vaftiz mağarası ve muhteşem manzarasıyla tarih ve macera tutkunlarına bambaşka bir rota vadediyor.
Alışveriş: Otantik Hatıralar ve Modern Dokunuşlar
Alanya’dan dönerken yanınızda sadece anıları değil, aynı zamanda şehrin ruhunu yansıtan objeleri de götürebilirsiniz.
- Nereden Alışveriş Yapılır?: Alanya’nın yerel dokusunu ve enerjisini hissetmek için gidilecek ilk yer, şehrin en büyük ve en meşhur açık pazarı olan Cuma Pazarı’dır.
Burada sadece ipek dokumalar, su kabağından yapılmış lambalar gibi otantik hediyelik eşyalar değil, aynı zamanda Toroslar’dan gelen taptaze meyve ve sebzeleri, baharatları ve yöresel ürünleri de bulabilirsiniz.
Pazar, yerel hayatı gözlemlemek için de eşsiz bir fırsat sunar. Liman çevresindeki dükkanlar ise özellikle akşam saatlerinde keyifli bir alışveriş atmosferi sunarken, bilinen markalar için Alanyum AVM gibi alışveriş merkezlerini tercih edebilirsiniz.
OGGUSTO Seçti: Özel Alanya Deneyimleri

- Tekne Turu ile Mağaraları Keşfetmek: Alanya Limanı’ndan kalkan teknelerle, sadece denizden ulaşılabilen Korsanlar Mağarası, Aşıklar Mağarası ve Fosforlu Mağara gibi doğal harikaları keşfetmek.
- Yamaç Paraşütü: Yassı Tepe’den profesyonel pilotlar eşliğinde havalanarak, Alanya’nın ve Kleopatra Plajı’nın büyüleyici manzarasını gökyüzünden izlemek.
- Alara Çayı ve Alara Han: Alanya’nın batısında, tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Alara Han’ı ziyaret etmek ve hemen yanındaki Alara Çayı’nın serin sularında dinlenmek.
- Toroslar’da Jeep Safari: Şehrin sahil şeridinden uzaklaşarak, Toros Dağları’nın yörük köyleri, saklı vadileri ve çam ormanları arasında macera dolu bir gün geçirmek.
Alanya Gezi Planları (3 ve 5 Gün)
3 Günlük Alanya Keşfi: Tarih, Doğa ve Deniz
- 1. Gün: Selçuklu Mirası ve Efsanevi Kumsal: Güne Alanya’nın simgesi olan liman bölgesinde başlayın. Önce Kızılkule’ye çıkıp ardından tarihi Tersane’yi gezin. Öğleden sonra, Damlataş Plajı’ndan kalkan teleferikle Alanya Kalesi’ne çıkın. Kalenin zirvesindeki İç Kale’yi, Ehmedek’i ve Süleymaniye Camii’ni keşfedin. Gün batımının en güzel manzaralarından birini buradan izledikten sonra yine teleferikle aşağı inin. Günü, hemen yakındaki Damlataş Mağarası’nı ziyaret ederek veya efsanevi Kleopatra Plajı’nda kısa bir akşam yürüyüşüyle noktalayın.
- 2. Gün: Toroslar’ın Serinliği. Tüm günü şehrin doğusundaki doğal güzelliklere ayırın. Sabah Dim Mağarası’nı gezin, öğleden sonrayı ise Dim Çayı’nın üzerine kurulmuş çardaklarda dinlenerek ve serinleyerek geçirin.
- 3. Gün: Tekne Macerası ve Liman Işıkları. Alanya Limanı’ndan kalkan günübirlik bir tekne turuna katılarak yarımadanın etrafındaki korsan mağaralarını ve saklı koyları keşfedin. Akşam yemeği için liman bölgesindeki restoranlardan birini tercih ederek Kızılkule’nin ışıklandırılmış manzarasının tadını çıkarın.
5 Günlük Kapsamlı Alanya Deneyimi
İlk 3 gün, yukarıdaki 3 günlük planla aynı şekilde ilerler.
- 4. Gün: Kanyon Macerası veya Antik Keşif. Seçiminize göre iki alternatifiniz var: Doğa ve macera arıyorsanız, günü Sapadere Kanyonu’nda yürüyüş yaparak ve serinleyerek geçirebilirsiniz. Tarihe daha çok ilgi duyuyorsanız, rotanızı daha az bilinen Syedra Antik Kenti’ne çevirerek bir kaşif gibi bu gizemli kenti gezebilirsiniz.
- 5. Gün: Batının Sakinliği. Alanya’nın batısına doğru bir gezi yapın. Çam ormanları içindeki İncekum Plajı’nda denize girin. Ardından tarihi İpek Yolu üzerindeki Alara Han’ı ve Alara Kalesi’ni ziyaret ederek gezinizi kültürel bir dokunuşla tamamlayın.
OGGUSTO’nun Alanya Notu
Alanya’nın ruhuna gerçekten dokunmak için, bir gün batımında, teleferiğin sizi yavaşça zirveye çıkardığı o anı yaşayın. Aşağıda, Kleopatra Plajı’nın altın rengi kumsalı ve şehrin modern ışıkları yavaş yavaş parlarken, siz yüzlerce yıllık surların sessizliğine doğru yükselirsiniz.
İşte Alanya’nın asıl sırrı bu iki dünya arasındaki yolculukta saklıdır: Çağdaş bir Akdeniz kentinin enerjisi ile bir Selçuklu başkentinin zamana meydan okuyan sükuneti. O an, bu şehrin neden sadece bir tatil beldesi değil, aynı zamanda yaşayan bir tarih olduğunu anlarsınız.


