Hollanda’nın başkenti Amsterdam, eşsiz kanalları, tarihi evleri, dünya çapında ünlü müzeleri ve özgür ruhuyla Avrupa’nın en özel destinasyonlarından biri.
Bisikletlerin hayatın merkezinde olduğu şehir, her köşesinde sanatla, kültürle ve keşif dolu anlarla karşılaşabileceğiniz benzersiz bir deneyim sunuyor. İster Van Gogh Müzesi’nde sanatın büyüsüne kapılın, ister Jordaan’ın dar sokaklarında kaybolun, ister kanal turuyla şehrin ruhunu hissedin; Amsterdam her gezgine kendine has bir hikâye anlatıyor.
- Amsterdam’a Neden Gidilir?
- Amsterdam’a Ne Zaman Gidilir?
- Amsterdam’a Nasıl Gidilir?
- Lüks Seyahat Danışmanı ve Editör İlker Topdemir’in Amsterdam Önerileri
- Amsterdam’da Nerde Kalınır?
- Amsterdam’ın En Beğenilen Restoranları
- Amsterdam’ın Kahvaltı ve Kahve
- Amsterdam’ın Sokak Lezzetleri
- Amsterdam’ın Gece Hayatı
- Amsterdam Barları
- Amsterdam’ın En İyi Kulüpleri
- Amsterdam’da Görülmesi Gereken Yerler
- Amsterdam’da Alışveriş Yapılacak Yerler
- Özel Tarihler: Amsterdam’da Takvime Not Düşülmesi Gereken Etkinlikler
Amsterdam’a Neden Gidilir?

Amsterdam’da kimisi Jordaan sokaklarında huzurlu yürüyüşler yapıyor, kimisi Vondelpark’ta bisiklet sürerken şehrin enerjisini hissediyor. Sanatseverler Van Gogh Müzesi’nde ilham ararken tatlı sevenler stroopwafel ve kahve eşliğinde şehrin kafelerinde vakit geçiriyor.
Güneş battı mı Amsterdam bambaşka bir ruha bürünüyor. Kanalların ışıkları suya yansırken Red Light District’in hareketli hali dikkat çekiyor. Kimileri canlı müzikle dolu barlarda sabaha kadar eğleniyor, kimileri ise sakin bir kanal turunda şehrin gece manzarasının tadını çıkarıyor. Burada her an bir başka tempoya ayarlanabiliyor; ister enerjik, ister sakin, seçim tamamen size kalmış.
Amsterdam’a Ne Zaman Gidilir?

Amsterdam, yıl boyunca farklı yüzlerini sergileyen bir şehir. İlkbahar lale tarlaları ve ılıman hava ile en renkli dönemidir. Yaz ayları açık hava etkinlikleri, festival takvimi ve kanal kenarında uzun akşamlar için idealdir. Sonbahar ise kalabalıkların azaldığı, müzeler ve gastronomi deneyimlerinin öne çıktığı zamandır. Kışın şehrin ışıkları ve Noel pazarları ayrı bir cazibe katar.
Amsterdam’a Nasıl Gidilir?
Havayolu ile Ulaşım
Amsterdam Schiphol Havalimanı, dünyanın birçok şehrinden direkt uçuşlarla kolayca ulaşılabilen bir merkez. Havalimanı, şehir merkezine yalnızca 20 dakikalık tren mesafesinde. Varışta taksi, özel transfer ya da tren seçenekleri ile kısa sürede otelinize ulaşabilirsiniz.

Amsterdam planınızı yapmaya başladıysanız, uçak biletinizi önceden alabilirsiniz!

Karayolu ile Ulaşım
Amsterdam, Avrupa’nın kara yolu ağı içinde önemli bir geçiş noktası. Komşu ülkelerden otobüsle ulaşmak kolay ve keyifli. Şehre yaklaşırken Hollanda’nın yemyeşil kırsal manzaraları yolculuğa ayrı bir tat katıyor.
Demiryolu ile Ulaşım
Avrupa’nın yüksek hızlı tren hatları sayesinde Paris, Brüksel ya da Berlin gibi şehirlerden Amsterdam’a hızlı ve konforlu bir şekilde ulaşmak mümkün. Şehrin ana tren istasyonu Amsterdam Centraal, birçok otel ve turistik noktaya yürüme mesafesinde bulunuyor.

Lüks Seyahat Danışmanı ve Editör İlker Topdemir’in Amsterdam Önerileri
“Amsterdam’ı keşfederken şehrin hem lezzetlerini hem de ruhunu deneyimlemek isteyenler için favori birkaç mekânımı paylaşmak istedim. Günün her anına uyum sağlayan bu mekânlar, hem gastronomi hem de atmosfer açısından keyifli deneyimler sunuyor.


Akşamları, şehrin klasik ve zarif bar kültürünü yaşamak için Pulitzer Bar ve Cafe HOPPE ideal. Pulitzer Bar’ın sofistike ortamı ve özenli kokteylleri, Cafe HOPPE’nin tarihi dokusu ise Hollanda’nın geleneksel bistro ruhunu hissettiriyor. Modern ve uluslararası mutfak deneyimleri arayanlar için Vicio Il Mastro Pastaio taze makarnaları ve özgün tarifleriyle öne çıkarken, Rakang Restaurant Asya lezzetlerini şehrin merkezinde sunuyor.
Konaklamada ise Soho House, The Dylan Hotel ve Hudson, şıklığı ve konforu bir araya getiriyor. Şehrin kültürel ve turistik noktalarına yakın konumlarıyla ideal bir başlangıç noktası olarak öne çıkıyorlar. Açık hava keyfi için Beatrixpark’ta yürüyüş yapabilir, doğayla iç içe kısa molalarla şehri farklı bir açıdan deneyimleyebilirsiniz. Tatlı molaları için ise Salvo Bakehouse ve Grammes’in taze ürünleri, kahveyle birleştiğinde nefis bir lezzet sunuyor.”
Amsterdam’da Nerde Kalınır?

Amsterdam’ın en seçkin otelleri… Bulundukları semtin ruhunu yansıtan mimarileri, kusursuz hizmet anlayışları ve kendilerine özgü atmosferleriyle, konaklamayı sıradan bir gereklilik olmaktan çıkararak, şehrin keyfini doyasıya yaşayabileceğiniz unutulmaz bir deneyime dönüştürürler.
Rosewood, Kanal Bölgesi (Prinsengracht)
Tarihi bir adliye binasında yer alan Rosewood Amsterdam, yüksek tavanlı odaları, sofistike tasarım detayları ve kanala bakan manzaralarıyla dikkat çekiyor. Mayıs 2025’te açılan otel, kişiye özel butler hizmeti, seçkin spa’sı ve şehrin sanat galerilerine yakın konumuyla hem sakin hem de merkezi bir deneyim sunuyor.
Rosewood Amsterdam’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Kategori: Ultra Lüks Şehir Oteli
- Lokasyon: Canal District (Prinsengracht), Amsterdam’ın tarihi kanallarının kalbinde, müzeler ve seçkin alışveriş noktalarına yürüme mesafesinde
- Konaklama: Yüksek tavanlı odalar ve süitler, zarif tasarım detayları ve kanal manzarası ile dikkat çeker
- Öne Çıkan Yön: 17. yüzyıldan kalma eski bir adalet sarayının karakterini koruyarak modernizme dönüştüren mimarisiyle, kişiye özel butler hizmeti sunar; Mayıs 2025’te açılmış olması da onu oldukça yeni ve prestijli bir adres haline getirir
- Restoran & Bar & Lounge:
Eeuwen: Mevsime uygun, özenle hazırlanmış menüsü; bitkili avluda aperitivo ya da şık bir akşam yemeği için ideal
Advocatuur: Otelin barı; eski adalet sarayının ruhunu taşıyan speakeasy ortamı, kendi jenever üretimi, tandoor fırını ve canlı müzik programı ile dikkat çeker
The Court: Gündüzleri pastane lezzetleri ve sıcak kahve sunan, akşamları ise hafif aperitifler ve keyifli sohbetler için davetkâr bir lounge bar atmosferi - Ekstralar: Lüks spa (Asaya Spa), sanat odaklı iç mekân kurgusu, özel etkinlik ve toplantı alanları, konuklara özel çalışma alanları
- Adres:
- Instagram: Rosewood
- Rezervasyon: Rosewood
Waldorf Astoria, Kanal Halkası (Herengracht)
Altı tarihi kanal evinin birleşmesiyle oluşan Waldorf Astoria, 17. yüzyıl mimarisini modern konforla buluşturuyor. Özel bahçesi, zarif salonları ve iki Michelin yıldızlı restoranı ile konaklamayı gastronomik bir deneyime dönüştürüyor. Kanal manzaralı odaları ve spa’sı, şehrin kalbinde huzurlu bir mola sunuyor.
Waldorf Astoria Amsterdam’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Kategori: Ultra Lüks Kanal Sarayı Oteli
- Lokasyon: Museum Quarter / Herengracht, Amsterdam’ın kültür kalbinin tam da ortasında, butiklere, sanat galerilerine ve müzelere yürüme mesafesinde
- Konaklama: 6 bitişik 17. yüzyıl kanal sarayına entegre edilmiş, tarihi ama modern detaylarla süslü odalar ve süitler; kanal ve bahçe manzaralı
- Öne Çıkan Yön: Zengin tarihi dokusunu koruyan mimari, iç bahçeli tasarım ve ev tiyatrosunun mihenk taşlarından biri olması
- Restoran & Bar & Lounge:
Spectrum: Şef Sidney Schutte yönetiminde, iki Michelin yıldızlı seçkin bir yemek deneyimi sunan fine-dining restoran
Peacock Alley: Zarif bir lounge ambiyansında öğle yemeği, öğleden sonra çayı ve gün batımı kokteylleri için klasik buluşma noktası
Vault Bar: Eski bir banka kasasının içinde yer alan bar; nadir viskiler, kreatif kokteyller ve samimi, gizli atmosferiyle öne çıkar - Ekstralar: Guerlain Spa (iç havuz, sauna, bahçeye açılan dinlenme alanları), 24 saat iş/çalışma merkezi, toplantı odaları, ücretsiz bisiklet kiralama
- Adres:
- Instagram: Waldorf Astoria
- Rezervasyon: Waldorf Astoria
The Dylan, Kanal Bölgesi (Keizersgracht)
Amsterdam’ın en prestijli kanallarından birinde yer alan The Dylan, şehrin sofistike sosyal hayatıyla iç içe bir konaklama sunuyor. Tarihi binasının zarif detayları, modern tasarım öğeleri ile dengelenirken, konuklar otelin avlusunda düzenlenen özel etkinliklere katılabiliyor. Aynı zamanda şehrin butikleri, sergileri ve kafelerine birkaç adımda ulaşma imkânı ile şehri yerel bir bakış açısıyla keşfedebilme imkanı sunuyor.
The Dylan Amsterdam’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Kategori: Ultra Şık Butik Otel
- Lokasyon: Canal Belt (Keizersgracht), The Nine Streets bölgesinin kalbinde, kanallar, butik mağazalar ve sanat mekanlarına yalnızca birkaç adım mesafede
- Konaklama: 17. yüzyıldan kalma bir tiyatro ve fırın binası, zarif bir otele dönüştürülmüş.
Loxura: Bakır tonları, zeytin yeşili deri başlıklar ve sedef detaylarla sıcak ve zengin bir atmosfer.
Serendipity: Natürel kahverengi ve grilerin sakin uyumu, çağdaş zarafet ve dingin bir denge hissi.
Loft: Yüksek tavanlar, ahşap kirişler ve açık tonlarda tasarım ile Amsterdam’ın otantik cazibesi.
Amber: Kehribar taşından ilham alan sıcak tonlar, pirinç detaylar ve retro dokunuşlar. - Öne Çıkan Yön: Tasarımcı Studio Linse’in elinden çıkmış lobi barı ve lounge alanı, kadife koltuklar, Fendi kanepeler ve açık şömine ile şehirdeki en gizli zarif bar deneyimlerinden biri
- Restoran & Bar & Lounge:
Restaurant Vinkeles: 18. yüzyıldan kalma eski bir fırında konumlanmış, iki Michelin yıldızlı fine-dining deneyimi
Bar Brasserie OCCO: Gün boyu açık, “High Wine” deneyimi sunan rahat ama şık brasserie-bar; gizli bahçesiyle huzurlu bir dinlenme alanı
Até: Sadece 6 kişilik özel Chef’s Table; şef Filip Hanlo’nun sıcak anlatımıyla sunulan sürükleyici bir fine-dining yolculuğu - Ekstralar: Gizli bahçe ve teras; ücretsiz bisiklet kiralama; işlevsel çalışma alanları ve toplantı olanakları; butik otel olmasının getirdiği samimi, kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı
- Adres:
- Instagram: The Dylan
- Rezervasyon: The Dylan
Conservatorium Hotel, Müze Bölgesi (Oud-Zuid)
Eski bir müzik akademisinden dönüştürülen Conservatorium, yüksek tavanlı salonları ve cam tavanlı avlusu ile klasik mimariyi çağdaş tasarımla buluşturuyor. Şehrin müze bölgesinin tam kalbinde yer alması, misafirlere Van Gogh Müzesi’nden konser salonlarına kadar uzanan kültür noktalarına adım adım ulaşma imkânı sunuyor. Tarihi dokusunu modern şehir hayatıyla harmanlayan atmosferi, konaklamayı canlı bir kültür deneyimine dönüştürüyor.
Conservatorium Hotel Amsterdam’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Kategori: Lüks Kültür Oteli
- Lokasyon: Museum Quarter (Paulus Potterstraat / Van Baerlestraat köşesi), Rijksmuseum, Van Gogh Müzesi ve Stedelijk gibi Amsterdam’ın önde gelen kültür merkezlerine yürüme mesafesinde
- Konaklama:129 oda ve süitten oluşan seçenekler, lüks ve minimalist estetiğin buluştuğu ferah bir atmosfer sunuyor; Deluxe Room’dan Penthouse Suite’e kadar farklı ihtiyaçlara hitap ediyor.
- Öne Çıkan Yön: 1897’de postane binası olarak tasarlanmış Neo-Gotik/Art Nouveau tarihi yapı, mimar Piero Lissoni’nin dokunuşlarıyla modern bir sanat merkezi haline dönüşmüş
- Restoran & Bar & Lounge:
Taiko Cuisine: Şef Schilo van Coevorden’in Asya mutfağına yerel dokunuşlarla şekil verdiği modern, duyulara hitap eden bir fine-dining deneyimi
BARBOUNIA: Akdeniz esintili, İtalyan, Fransız ve Yunan lezzetlerini sıcak ve canlı bir atmosferle sunan, gün boyu samimi bir alternatif
Taiko Bar: Speakeasy havasında, yaratıcı kokteyller ve öne çıkan DJ performanslarıyla akşamı hareketlendiren bir bar deneyimi
The Lounge: “Amsterdam’ın Oturma Odası” olarak anılan, atrium tavanlı ferah bir lounge; gün ışığıyla dolu, zarif ve davetkâr - Ekstralar: 1.000 m²’lik Akasha spa, fitness merkezi, toplantı ve etkinlik alanları, Van Baerle alışveriş galerisinin otel içinde yer alması
- Adres:
- Instagram: Conservatorium Hotel
- Rezervasyon: Conservatorium Hotel
Pulitzer Amsterdam, Jordaan (Kanal Halkası)
Birbirine bağlı 25 tarihi kanal evinden oluşan Pulitzer, Amsterdam’ın mimari mirasını yaşatan bir mozaik sunuyor. İç avluları, renkli dekorasyon detayları ve kanala bakan odalarıyla her köşe farklı bir hikâye anlatıyor. Jordaan’ın butiklerine, sanat duraklarına ve şehrin en karakteristik kafeleriyle dolu sokaklarına birkaç adımda ulaşılabilmesi, konaklamayı şehrin ruhuyla iç içe bir deneyime dönüştürüyor.
Pulitzer Amsterdam’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Kategori: Tarihi Kanallarda Şehir Oteli
- Lokasyon: Canal Ring (Prinsengracht & Keizersgracht), Jordaan’ın sanat galerileri, butik mağazaları ve kafeleri arasında
- Konaklama: 25 birbirine bağlı tarihi kanal evinden oluşan eşsiz bir kompleks. 225 oda ve süit, orijinal mimari detayları koruyarak modern dokunuşlarla yenilenmiş. Her oda, farklı renk paletleri ve sanat objeleriyle kendine özgü bir karakter taşıyor
- Öne Çıkan Yön: Tarihi atmosferi çağdaş tasarımla harmanlayan yapısı; otelin iç avluları, kanala bakan sessiz köşeleri ve sanata verdiği önem
- Restoran & Bar:
Restaurant Jansz: Modern Avrupa mutfağı, mevsimlik malzemeler ve şık ama rahat bir ambiyans
Pulitzer’s Bar: Şehrin en seçkin kokteyl barlarından biri; zengin menüsü ve koyu renkli, sofistike dekoruyla akşam saatlerinde cazibe merkezi
Pulitzer Garden: Cam tavanlı, bitkilerle çevrili aydınlık bir ortamda sabah kahvaltısı veya hafif öğle yemekleri için ideal. - Ekstralar: Tekne turu imkânı sunan özel Pulitzer kanal teknesi, avlu bahçesi, sanat odaklı etkinlikler, küçük toplantılar için zarif salonlar
- Adres:
- Instagram: Pulitzer Amsterdam
- Rezervasyon: Pulitzer Amsterdam
De L’Europe Amsterdam, Şehir Merkezi (Amstel Nehri)
1896’dan beri Amstel Nehri kıyısında şehrin simgelerinden biri olan De L’Europe, zarif mimarisi ve özenli iç tasarımıyla Amsterdam’ın geçmişine açılan bir kapı gibi. Nehir manzaralı terasında sabahın ilk ışıkları eşliğinde kahvaltı yapabilir, akşamları ise otelin efsanevi Freddy’s Bar’ında klasik caz tınıları eşliğinde kokteylinizi yudumlayabilirsiniz. Michelin yıldızlı restoranı ve zengin sanat koleksiyonu ise burada geçirilen her ana seçkin bir dokunuş katıyor.
De L’Europe Amsterdam’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Kategori: Tarihi Nehir Kenarı Lüks Otel
- Lokasyon: Amstel Nehri kıyısında, tarihi şehir merkezinin prestijli konumlarından biri
- Konaklama: 19. yüzyıldan kalma bir yapıda yer alan 106 oda ve süit, klasik zarafet ile modern konforun uyumunu yansıtıyor. Bazı süitler, Hermitage Müzesi ve Amstel manzarasına sahip özel teraslarla öne çıkıyor
- Öne Çıkan Yön: Sanat koleksiyonlarıyla adeta bir galeri atmosferi yaratması; her köşede Hollanda ustalarının eserlerinden ilham alan detaylar
- Restoran & Bar:
Flore: İki Michelin yıldızlı, sürdürülebilir ve yenilikçi fine dining deneyimi
Marie: Fransız Riviera esintili mutfağı ve nehir kenarı terasıyla öne çıkan şık brasserie
Freddy’s Bar: Caz müziği, koyu ahşap paneller ve imza kokteylleriyle Amsterdam’ın klasik buluşma noktalarından
Ekstralar: Lüks spa ve wellness alanı, özel etkinlik salonları, butler hizmeti, Amstel kıyısında teras keyfi - Adres:
- Instagram: De L’Europe Amsterdam
- Rezervasyon: De L’Europe Amsterdam
Amsterdam’ın En Beğenilen Restoranları

Amsterdam, yalnızca tarihi dokusu ve kanallarıyla değil; dünya mutfağının en seçkin örneklerini bulabileceğiniz restoranlarıyla da öne çıkıyor. Michelin yıldızlı fine dining deneyimlerinden yenilikçi şef restoranlarına, samimi kafelerden modern brasserie’lere kadar şehirde her damak zevkine hitap eden sayısız seçenek bulunuyor. Hollanda mutfağının geleneksel tatlarını modern yorumlarla keşfedebileceğiniz gibi, dünyanın dört bir yanından lezzetleri de Amsterdam’da deneyimlemek mümkün. Şehir, gastronomi tutkunlarına unutulmaz bir yemek yolculuğu vadediyor.
Özenli Akşamlar
Bazen akşam yemeği sadece lezzet değil, aynı zamanda unutulmaz bir deneyimdir. Bu adreslerde atmosfer, servis ve hikâyeler, son lokmadan çok sonra bile aklınızda kalır.
The Duchess, Şehir Merkezi (Dam Meydanı)

Eski bir banka binasında Belle Époque döneminden kalma bir ihtişam: yüksek tavanlar, parıldayan avizeler ve Fransız zarafetini Akdeniz sıcaklığıyla buluşturan bir menü. Paylaşım konseptiyle tasarlanmış bir menü önünüze sunuluyor. Böylece tek bir akşamda farklı lezzetleri denerken, uzun sohbetler eşliğinde kendiliğinden özel bir deneyim ortaya çıkıyor. Tatmaya değer tabaklar arasında, limon kabuğu ve taze otlarla ferahlatılan karides-enginar salatası, mantar çeşitlerinin derin umamisini yansıtan ipeksi dokulu “Ten Types of Mushroom” risotto ve yeşil biber taneleriyle aromalandırılmış zarif sosuyla tane karabiberli antrikot öne çıkıyor.
- Adres:
- Instagram: The Duchess
Vinkeles, Kanal Bölgesi (Keizersgracht – The Dylan)

İki Michelin yıldızlı Vinkeles, 18. yüzyıldan kalma tarihi bir fırının sıcak taş duvarları arasında, Fransız mutfağının zarif tekniklerini modern yaratıcılıkla harmanlıyor. Menü, her an taze, mevsiminde ve şefin o dönemde ilham aldığı malzemelerle yeniden şekilleniyor. Her lokma, mekânın tarihi dokusuyla birleşerek akşamınızı kendine has, unutulmaz bir deneyime dönüştürüyor.
- Adres:
- Instagram: Vinkeles
Restaurant 212, Şehir Merkezi (Amstel)

Michelin yıldızlı Restaurant 212, şehrin ilk “masasız” restoranı olarak tüm konuklarını şef tezgâhının etrafına topluyor. Menüsünde, deniz mahsullerinin zarif dokunuşlarla işlendiği tabaklardan, dumanlı aromalarla zenginleşen etlere kadar uzanan sofistike tatlar yer alıyor. Her porsiyon, renk ve doku kontrastlarıyla adeta bir sanat eseri gibi sunulurken; mutfaktan gelen sıcak sohbetler ve hazırlık sürecini izleme keyfi, yemeği çok katmanlı bir deneyimedönüştürüyor.
- Adres:
- Instagram: Restaurant 212
Şehrin Zarif Durakları
Şehrin en seçkin lezzet duraklarından, özenli servis ve zarif atmosferleriyle akşamı özel kılan adresler. Şıklık ve rahatlığın dengelendiği bu mekânlarda, iyi yemek ve keyifli sohbet bir araya geliyor.
Mr Porter, Şehir Merkezi (Spuistraat)

Şehrin kalbinde, modern bir steakhouse ile sofistike bir lounge atmosferini bir araya getiren mekân. Panoramik şehir manzarası eşliğinde mükemmel pişmiş etler, taze deniz ürünleri ve imza kokteyller sunuyor. Öne çıkan lezzetlerden kuru dinlendirilmiş porterhouse bifteğin dışı hafifçe karamelize olurken içi sulu ve yumuşak kalıyor; wagyu tartar, ince baharat dokunuşlarıyla zenginleşiyor; közde pişmiş dev istiridye ise denizden gelen tazeliğiyle masaya ferah bir tat katıyor. Restoranın hemen yanı başındaki W Lounge, akşam yemeğinden sonra şehrin enerjisini yüksek tempoda hissetmek isteyenler için kusursuz bir devam noktası. Hem yemeğin hem de gecenin tadını tek bir adreste çıkarma imkânı sunuyor.
- Adres:
- Instagram: Mr Porter
Ceppis, Oud-Zuid (Willemsparkweg)

Kendinizi Roma’da bir akşam yemeğindeymiş gibi hissettiren, sıcak ışıklarla aydınlatılmış zarif bir İtalyan restoranı. Menüde, özenle hazırlanmış makarnalar, odun fırınından çıkan pizzalar ve klasik İtalyan tatlıları yer alıyor. Samimi atmosferi, hem arkadaşlarla hem de özel biriyle geçirilen rahat ama şık bir akşam için mükemmel. İnce hamurunun üzerine siyah trüf sosu, baharatlı salam ve taze mozzarella ile gelen Nonno Pippi pizzası ve stracciatella ile sunulan sıcak focaccia, İtalya’nın kalbinden gelmiş gibi hissettiriyor.
- Adres:
- Instagram: Ceppis
Izakaya, De Pijp (Albert Cuypstraat)

Japon mutfağını Latin Amerika dokunuşlarıyla harmanlayan yenilikçi bir konsept. Açık mutfaktan gelen sesler, barın başındaki hareketlilik ve loş, modern dekorasyon; burayı yalnızca bir yemek noktası değil, aynı zamanda sosyal bir buluşma alanı haline getiriyor. Şehirde canlı bir gece geçirmek isteyenler için birebir. Tadına doyamayacağınız tabakların içerisinde ince dilimlenmiş yuzu ve jalapeño eşliğinde sunulan sarıkuyruk balığı saşimi, yoğun aromalı trüf ile zenginleştirilmiş wagyu tataki ve ızgarada miso sosuyla karamelize edilen siyah morina balığı yer alıyor.
- Adres:
- Instagram: Izakaya
Ferilli’s, Oud-Zuid (Beethovenstraat)

Oud-Zuid’un şık sokaklarında, sıcak karşılaması ve İtalyan misafirperverliği ile öne çıkan bir restoran. Menüde, mevsimsel malzemelerle hazırlanmış taze makarnalar, zeytinyağlı başlangıçlar ve özenle seçilmiş şaraplar yer alıyor. Şehrin içinde ama kendi temposunda bir akşam geçirmek isteyenler için huzurlu bir durak. Tagliolini al tartufo’nun yoğun aroması ve Scaloppina di pollo alla milanese’nin incecik çıtırlığını denemenizi öneririz; finali ise masada alevlendirilen Meringa ile yapabilirsiniz.
- Adres:
- Instagram: Ferilli’s
De Kas, Doğu Amsterdam (Kamerlingh Onneslaan)

Amsterdam’ın içinde bir vaha gibi. 1926’dan kalma bir seranın cam duvarlarının ardında, şefin kendi bahçesinden toplanan ürünlerle oluşturduğu günlük menüler sunuluyor. Gün ışığında öğle yemeği ya da akşamüstü başlayan bir akşam yemeği için ideal. Doğal ışık, taze tatlar ve huzurlu ortam, burada geçirilen zamanı unutulmaz kılıyor.
- Adres:
- Instagram: De Kas
Amsterdam’ın Kahvaltı ve Kahve Mekânları
Amsterdam, güne keyifli bir başlangıç yapmak için kahvaltı ve kahve kültürüyle öne çıkıyor. Şehirde üçüncü nesil kahvecilerden modern brunch adreslerine kadar birçok seçenek sizi bekliyor.
Locals (All Day Brunch), De Pijp

Yerel üreticilerden gelen malzemelerle hazırlanan tabaklar, sıcak bir kahve kokusuyla buluşuyor. Ahşap detaylı iç mekân, sabahı yavaş tempoyla geçirmek isteyenler için samimi bir atmosfer sunuyor. Tavuklu ve avokadolu, kremamsı avokado ve baharatlı tavuk dilimlerinin uyumuyla hafif ama doyurucu bir başlangıç sunuyor; ekstra lezzet için jalapeño biberi ve çıtır bacon eklenebiliyor.
- Adres:
- Instagram: Locals
Oeuf, De Pijp

Menüde yaratıcılık yumurtadan başlıyor. Modern, sade dekoru ve açık mutfak düzeni, taze hazırlanmış tabakların aromasını mekâna yayıyor. De Pijp’ın hareketli sokaklarına yakın konumu, kahvaltı sonrası kısa bir keşif için ideal. Özel bir öneri: mantarlı ve kimchili, avokado üzerine yerleştirilmiş çıtır poşe yumurta harika bir tercih.
- Adres:
- Instagram: Oeuf
George W.P.A., Oud-Zuid

Paris kafelerinden ilham alan beyaz masa örtüleri, klasik kruvasan ve kahve ikilisi… Oud-Zuid’un zarif konutları, seçkin butikleri ve bakımlı sokaklarıyla çevrili bu köşe, sabahın taze ve canlı atmosferini hissettiriyor. Caddenin önüne serilmiş masalar, sokaktaki hareketi izlemeyi sevenler için keyifli bir perspektif sağlıyor.
- Adres:
- Instagram: George W.P.A.
Dignita, Vondelpark

Vondelpark’a birkaç adım mesafede, bol yeşillikli tabaklar ve taze sıkılmış meyve suları eşliğinde güne zevkli bir başlangıç. Ferah iç mekân ve doğal ışık, parkın huzurlu enerjisini içeri taşıyor. Özellikle yaz sabahlarında, fesleğen aromalı krema ve taze şeftalinin eşsiz uyumuyla hazırlanan pancake, hem hafif hem de davetkar bir tat bırakıyor. Yanında bir mimosa ile keyif tamamlanıyor.
- Adres:
- Instagram: Dignita
Celia, City Center

Renkli tabaklar, Amerikan brunch kültüründen ilham alan geniş bir menü ve yüksek tavanlı, gün ışığıyla dolan ferah bir salon. Merkezdeki konumu sayesinde, sabahına şehir enerjisi ve modern bir dokunuş katmak isteyenler için ideal. Blueberry pancake’ler, üzerine gezdirilen hafif tuzlu tereyağı ve akçaağaç şurubu ile tatlı bir sabah sunarken, yanında buzlu latte ferah bir tamamlayıcı oluyor.
- Adres:
- Instagram: Celia
Lotti’s, The Nine Streets (Canal Ring)

Hoxton Hotel’in içinde yer alan bu şık ve rahat mekân, gün boyu süren kahvaltı/brunch servisiyle hem otel misafirlerini hem şehir sakinlerini ağırlıyor. Açılır camlı terası, doğrudan kanala bakan manzarasıyla özellikle yaz sabahlarında cazip bir durak. Trüf yağı ile lezzetlendirilmiş çırpılmış yumurta, yanında taze demlenmiş filtre kahve ile sade ama rafine bir sabah keyfi sunuyor.
- Adres:
- Instagram: Lotti’s
Amsterdam’ın Sokak Lezzetleri
Amsterdam, sokak lezzetleriyle şehri keşfetmenin en eğlenceli yollarından birini sunuyor. Stroopwafel’den patates kızartmasına kadar birçok ikonik tat, şehrin sokaklarında sizi karşılıyor.
Foodhallen, Oud-Wes

Eski bir tramvay deposunun endüstriyel dokusu içinde, dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş sokak lezzetlerini modern sunumlarla deneyimleyebileceğiniz bir gastronomi merkezi. Tek bir çatı altında hem Hollanda’nın yerel tatlarını hem de uluslararası mutfaklardan kreatif yorumlar tatmak mümkün.
- Adres:
- Instagram: Foodhallen
Poffertjes, Albert Cuyp Market (De Pijp)

Şehrin en ünlü açık hava pazarı Albert Cuyp Market’in hareketli tezgâhları arasında, taze pişirilen poffertjes’in kokusu sizi hemen kendine çeker. Tereyağı ve pudra şekeriyle servis edilen bu minik, yumuşacık Hollanda pankekleri, pazarın renkli atmosferinde çok daha keyifli bir hal alır. Yanında kahve ya da sıcak çikolata ile, hem tatlı bir mola hem de yerel hayatın nabzını tutma fırsatı sunar.
- Adres:
- Instagram: Poffertjes
Patat Frites, Fabel Friet (Jordaan)

Jordaan’ın dar sokaklarında yer alan Fabel Friet, iki kez kızartılmış çıtır patatesleri ve trüflü mayonez gibi gurme soslarıyla şehirdeki en iddialı adreslerden biri. Patatesi bir üst seviyeye taşıyan bu küçük mekân, Amsterdam’da atıştırmalık için mutlaka denenmesi gereken duraklardan.
- Adres:
- Instagram: Patat Frites
Not: Daha dingin ve yerel bir tat arayanlar, Zuid’daki Frietboutique’i tercih edilebilir; üstelik menüsünde el yapımı dondurmalar da var.
Stroopwafel, Van Wonderen Stroopwafels (Kalverstraat)

İncecik iki waffle arasına yayılan sıcak karamel dolgusu… Çeşitli kaplamalarla modernize edilen bu klasik, elinizde yürürken kokusuyla bile baştan çıkarıyor.
- Adres:
- Instagram: Stroopwafel
Amsterdam’ın Gece Hayatı
Amsterdam, gece hayatı söz konusu olduğunda Avrupa’nın en canlı ve renkli şehirlerinden biri. Tarihi barları, ünlü DJ’lerin sahne aldığı kulüpleri, kanalların kenarına konumlanmış kokteyl barları ve alternatif müzik sahnesiyle şehir, her zevke uygun seçenekler sunuyor.

Leidseplein ve Rembrandtplein meydanları eğlencenin kalbi olurken; daha lokal bir deneyim arayanlar Jordaan’ın samimi barlarında veya Noord’un endüstriyel mekânlarında geceyi keşfedebiliyor. İster sabaha kadar süren dans geceleri, ister sakin bir akşam kokteyli tercih edin, Amsterdam’ın gece hayatı şehrin enerjisini en iyi yansıtan deneyimlerden biri.
Amsterdam Barları
Amsterdam, yaratıcı kokteylleri ve samimi atmosferiyle dikkat çeken barlarıyla ünlü. Geleneksel “brown café”lerden modern kokteyl barlarına kadar şehirde her ruh haline uygun bir adres bulmak mümkün.
Şık ve Rahat Atmosferler
Özenle hazırlanmış kokteyller, sofistike dekorasyonlar ve keyifli sohbetlere davet eden mekânlar:
Pulitzer’s Bar, Pulitzer Amsterdam, Jordaan

Art deco zarafeti, kanala bakan şık koltukları ve özenle hazırlanmış imza kokteylleriyle tanınır. Sessizce işleyen şık bir servis anlayışı ve klasikleşmiş bar menüsü, burayı Amsterdam’ın en seçkin içki duraklarından biri haline getirir.
- Adres:
- Instagram: Pulitzer’s Bar
Door 74, City Centre

Şifreyle girilen speakeasy konsepti, düşük ışıklı ve samimi bir atmosferle birleşir. Menüdeki yaratıcı kokteyller, mevsimsel malzemeler ve barmenlerin ustalığıyla öne çıkar. Şehrin gizli kalmış tatlarını keşfetmek isteyenler için ideal.
- Adres:
- Instagram: Door 74
Gece İlerledikçe Canlanan Mekânlar
Başlangıçta sakin bir bar havası taşıyan, ancak gece ilerledikçe müzik ve kalabalığın enerjisiyle hafifçe kulüp temposuna yaklaşan adresler:
Shu, City Centre

Modern Asya tatlarını yaratıcı kokteyllerle birleştiren Shu, başlarda sakin ve zarif bir durak iken, ilerleyen saatlerde kalabalığın artmasıyla daha dinamik bir ortam sunar. Arka plandaki elektronik ve caz esintili parçalar, mekânın sofistike atmosferini tamamlar.
- Adres:
- Instagram: Shu
Bar Bellini, De Pijp

İtalyan aperitivo geleneğini yansıtan Bellini, altın tonlu aydınlatmaları ve şampanya kadehlerinin parıltısıyla akşamüstü zarif bir durak. Geceye doğru lounge müziklerinin temposu artar, bar alanı sohbetten dansa evrilir.
- Adres:
- Instagram: Bar Bellini
Tuf Tuf, City Center

Retro tren istasyonu konseptiyle tasarlanmış bu bar, ray detaylı tezgâhı ve vintage dekoruyla ilgi çeker. Erken saatlerde kokteyller eşliğinde sakin bir atmosfer sunarken, DJ performanslarının başlamasıyla birlikte ritim yükselir ve dans için alan açılır.
- Adres:
- Instagram: Tuf Tuf
Amsterdam’ın En İyi Kulüpleri
Seçici kapı politikaları, güçlü DJ performansları ve genç, enerjik kitleleriyle Amsterdam’ın gece hayatının kalbinde yer alan kulüpler:
Shelter, Noord

A’DAM Tower’ın altında yer alan Shelter, yüksek kaliteli house ve techno setleriyle elektronik müzik tutkunlarının gözdesidir. Yer altı kulüp atmosferi, güçlü ses sistemi ve minimal endüstriyel tasarımıyla sabahın ilk ışıklarına kadar süren kesintisiz bir enerji sunar.
- Adres:
- Instagram: Shelter
A’DAM Tower, Noord

Tek bir binada farklı parti ve etkinlik atmosferlerini bir araya getiren A’DAM Tower, şehrin gece hayatı sahnesinin en çok konuşulan adreslerinden.
- Adres:
- Instagram: A’DAM Tower
M’ADAM

Panoramik şehir manzarası eşliğinde gün batımı kokteylleriyle başlayan akşam, DJ performanslarıyla hareketlenir. Yüksek enerjili kalabalığı ve ritmiyle geceye kulüp temposu kazandırır.
- Adres:
- Instagram: M’ADAM
The Loft

Özel davetler, konsept partiler ve canlı performanslara ev sahipliği yapan geniş bir alan. Modern dekoru, ışık şovları ve dinamik müzik programıyla özel etkinliklerde kulüp atmosferi yaratır.
- Adres:
The Butcher Social Club

Gündüz gurme burgerleriyle tanınsa da gece DJ setleri, dans alanı ve enerjik bar atmosferiyle eğlencenin merkezine dönüşür.
- Adres:
- Instagram: The Butcher Social Club
Jimmy Woo, Leidseplein

Minimalist Asya esintili dekoru ve imza siyah iç mekânı ile tanınan Jimmy Woo, uluslararası DJ’leri ağırlayan müzik programıyla bilinir. İki katlı yapısı sayesinde hem yoğun dans pistinde hem de daha sakin VIP bölümlerinde vakit geçirme imkânı sunar. Genç ve stil sahibi bir kalabalığın buluşma noktasıdır.
- Adres:
- Instagram: Jimmy Woo
Honourable Mention: Supperclub Movie Night, City Centre

Supperclub, film keyfini sıra dışı bir dokunuşla sunuyor: geniş, rahat yatak düzeninde oturma alanları, masaya servis edilen akşam yemeği ve özenle seçilmiş film gösterimleri. Gastronomi ile sinema deneyimini harmanlayan bu konsept, şehirde akşamını farklı geçirmek isteyenler için unutulmaz bir alternatif.
- Adres:
- Instagram: Supperclub
Amsterdam’da gece hayatına hızlı bir giriş yapmak ister misiniz? Birden fazla popüler kulübe ücretsiz giriş, hoş geldin içkileri ve şehri gece keşfetmenin eğlenceli bir yolu için bu Amsterdam Nightlife Kulüp Turu seçeneğini değerlendirin.
Amsterdam’da Görülmesi Gereken Yerler

Amsterdam, zengin tarihi ve kültürel mirasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir şehir. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan kanalları, 17. yüzyıldan kalma dar cepheli evleri ve dünyaca ünlü müzeleriyle her köşesi ayrı bir hikâye anlatıyor. Van Gogh Müzesi ve Rijksmuseum gibi sanatın kalbinin attığı duraklardan Anne Frank Evi’nin dokunaklı atmosferine, Vondelpark’ın huzur veren doğasından Çiçek Pazarı’nın renkli görüntüsüne kadar Amsterdam’da görülmesi gereken yerler, ziyaretçilere çok yönlü bir deneyim sunuyor. İster kültür ve tarih odaklı bir rota çizin, ister şehrin özgün mahallelerinde kaybolun; Amsterdam, gezginlere unutulmaz anılar biriktirme fırsatı veriyor.
Öne Çıkan Noktalar
Amsterdam’ın öne çıkan noktaları arasında tarihi kanallar, ünlü müzeler, bisiklet kültürü ve özgün mahalleleri yer alıyor.
Canal Belt (Grachtengordel)
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan kanallar, 17. yüzyıl mimarisi, taş köprüleri ve pastel tonlu ev cepheleriyle Amsterdam’ın en karakteristik manzarasını oluşturur. Akşamüstü tekne turları, bu tarihi güzergâhı keşfetmenin en keyifli yollarından biri.
Amsterdam’da kanalların sesiyle gezinmek isterseniz, Kanal Turu biletinizi şimdiden alın. Keyifli bir su yolculuğuyla şehri farklı açıdan keşfedebilir, su üzerindeki evleri ve köprüleri seyre dalabilirsiniz.

Jordaan Mahallesi

Dar sokakları, bağımsız galerileri, küçük kafeleri ve butik dükkânlarıyla hem yerel yaşamın hem de zarif bir bohem deneyiminin adresi. Özellikle hafta sonu pazarlarıyla şehrin en canlı bölgelerinden.
Amsterdam’ın Jordaan semtinde damaklara hitap eden keşif dolu bir tur yapmak isterseniz, Jordaan Yeme-İçme Turu ile hem sokak lezzetlerini tadın hem semtin gizli köşelerini keşfedin
Vondelpark
Şehrin en ünlü parkı, geniş yürüyüş yolları, göletleri ve açık hava etkinlikleriyle hem dinlenmek hem de yerel atmosferi gözlemlemek için ideal. Yaz aylarında piknikler ve konserlerle daha dahareketlenir.

Müzeler
Amsterdam, Van Gogh Müzesi ve Rijksmuseum gibi dünyaca ünlü müzeleriyle sanat ve tarihin buluşma noktası.
Rijksmuseum

Hollanda’nın en önemli sanat müzesi, Rembrandt, Vermeer ve Frans Hals gibi ustaların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca heykel, dekoratif sanatlar ve tarihi objeler koleksiyonuyla da dikkat çekiyor.
Rijksmuseum’u rehberli gezi ile keşfetmek isterseniz, Rijksmuseum Giriş + Rehberli Tur biletini tercih edebilirsiniz.
Van Gogh Museum
Dünyanın en kapsamlı Van Gogh koleksiyonuna sahip bu müze, sanatçının hayatına ve eserlerine kronolojik bir yolculuk sunuyor.
Van Gogh Müzesi’ni beklemeden gezmek ve eserlerin arkasındaki öyküleri uzman bir rehberle dinlemek isterseniz, Sıra Beklemeden Giriş Bileti ve Rehberli Tur tam size göre.

Stedelijk Museum

Modern ve çağdaş sanatın merkezlerinden. Mondrian’dan Andy Warhol’a kadar geniş bir koleksiyon sunan müze, mimarisi ve sergi kurgusuyla da etkileyici.
Modern ve çağdaş sanatın nabzını tutan Stedelijk Müzesi’ni ziyaret etmek isterseniz, Stedelijk Müzesi Giriş Bileti ile koleksiyonlarını keşfetmeye başlayabilirsiniz.
Huis Marseille: Museum for Photography
1670’lerden kalma zarif iki kanal evi içinde yer alan Huis Marseille, Hollanda’nın ilk tamamen fotoğraf sanatına adanmış ilk müzesi. Işıltılı orijinal tavan freskleri, stucco detaylar ve 14. yüzyıl Louis stilindeki kırmızı salonuyla bu ortam, fotoğraf sanatını geleneksel müze tasarımının ötesinde bir atmosfere taşıyor. Dünyaca ünlü isimlerden çağdaş fotoğrafçılarla evrensel bir görsel yolculuğa çıkarken fotoğraf kitapları ve güzel bir kanal bahçesi de sizi bekliyor.

Sanat Galerileri
Amsterdam, çağdaş sanatın önde gelen isimlerini ve genç yetenekleri bir araya getiren dinamik sanat galerileriyle dikkat çekiyor.
Reflex Amsterdam

Çağdaş sanatın en prestijli isimlerini (Banksy, David LaChapelle vb.) ağırlayan galeri, koleksiyoner odaklı kürasyonu ve güçlü uluslararası ağıyla öne çıkıyor.
GRIMM Gallery
Amsterdam, Londra ve New York’taki konumlarıyla global sanat sahnesinde yer alan GRIMM, hem küratöryel kalitesi hem de yatırım değeri yüksek sanatçılarıyla dikkat çekiyor.

Amsterdam’da Alışveriş Yapılacak Yerler

Amsterdam, alışveriş tutkunları için hem modern hem de geleneksel deneyimler sunan bir şehir. Kaliteli tasarım ürünlerinden vintage kıyafetlere, lüks markalardan yerel butiklere kadar geniş bir yelpaze mevcut. De Negen Straatjes’in şirin sokaklarında butik keşifleri yapabilir, Kalverstraat ve Leidsestraat gibi ana caddelerde uluslararası markaların mağazalarını ziyaret edebilir, çiçek pazarlarında Hollanda’ya özgü laleler ve hediyeliklerle alışverişinizi renklendirebilirsiniz. Şehir, alışverişi sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda keyifli bir keşif yolculuğu haline getiriyor.
9 Streets (De Negen Straatjes): Hollanda Tasarımı ve Özgün Butikler, Canal Belt
Dar sokaklar boyunca sıralanan tasarım dükkanları, vintage mağazalar ve yerel markalar, Amsterdam’ın yaratıcı ruhunu yansıtır. Moda, aksesuar, ev dekorasyonu ve sanat objelerini bir arada bulabileceğiniz bu bölge, alışverişi keşif duygusuyla birleştirenler için ideal.
P.C. Hooftstraat: Lüks Markalar ve Prestijli Mağazalar, Oud-Zuid
Amsterdam’ın “Fifth Avenue”su olarak anılan bu cadde, Chanel, Louis Vuitton, Hermès, Cartier ve Dior gibi uluslararası markalara ev sahipliği yapıyor. Geniş vitrinleri, butik içi sanat enstalasyonları ve kişiye özel alışveriş hizmetleriyle moda severlerin mutlaka uğraması gereken bir adres.
Utrechtsestraat: Çağdaş Moda ve Lifestyle Mağazaları, Central
Butik moda markaları, seçkin ev dekorasyonu mağazaları ve gurme gıda dükkânlarıyla dolu Utrechtsestraat, şehrin daha sakin ama şık alışveriş rotalarından biri. Burada, bilindik zincirlerin ötesinde, karakterli ürünler bulmak mümkün.
Noordermarkt & Albert Cuyp Market: Pazar Deneyimleri
Haftalık kurulan Noordermarkt, antika tezgâhları, vintage kıyafetler ve organik ürünleriyle hem yerel halkın hem de meraklı gezginlerin uğrak noktası. Daha hareketli bir deneyim arayanlar için Albert Cuyp Market, Amsterdam’ın en popüler açık hava pazarı olarak renkli ve canlı bir atmosfer sunuyor.
Amsterdam Mağaza Önerileri
Amsterdam’da tasarım butiklerden vintage dükkanlara, uluslararası markalardan yerel el yapımı ürünler sunan mağazalara kadar her zevke uygun alışveriş seçenekleri bulunuyor.
Enso Vintage, Elandsgracht

Minimalist bir zarafetle küratörlüğü yapılmış raflarında, Maison Margiela’nın ikonik Tabi ayakkabılarından Issey Miyake’nin zamansız tasarımlarına, Gucci loafer’lardan sıra dışı aksesuarlara uzanan bir seçki sunuyor.
- Adres:
- Instagram: Enso Vintage
Perfume Lounge, Amsterdam East

Sakin ve zarif atmosferinde, yalnızca seçkin butiklerde bulunabilen niş parfüm evlerini bir araya getiren adres. Dünyanın dört bir yanından özenle seçilmiş kokular, randevu ile yapılan kişiselkoku danışmanlığı eşliğinde keşfedilebiliyor; her ziyaret, farklı bir koku yolculuğuna dönüşüyor.
- Adres:
- Instagram: Perfume Lounge
X Bank, Centrum

W Amsterdam otelinin bir parçası olarak açılan X Bank, aslında sadece bir mağaza değil, modern Hollanda yaratıcılığını odağına alan bir konsept. Fikir, Hollanda tasarımının zenginliğini tek bir çatı altında buluşturmak; modadan sanata, lifestyle ürünlerinden bağımsız markalara kadar 700’den fazla yerel tasarımcının eserini küratöryel bir bakışla sunmak üzerine kurulmuş. Böylece hem yerli hem de uluslararası ziyaretçilere, çağdaş Hollanda estetiğini deneyimleme imkânı tanıyor.
- Adres:
- Instagram: X Bank
Salon Heleen Hulsmann, Amsterdam-Zuid

Şehrin en zarif ikinci el butiklerinden biri olan bu adres, lüks modayı incelikli bir seçkiyle yeniden yorumluyor. Chanel, Hermès ve Céline gibi markaların özenle seçilmiş parçaları, rafine bir atmosferde sunuluyor; burada alışveriş yapmak yalnızca kıyafet edinmek değil, stilinizi zamansız dokunuşlarla tamamlamak anlamına geliyor.
- Adres:
- Instagram: Salon Heleen Hulsmann
Özel Tarihler: Amsterdam’da Takvime Not Düşülmesi Gereken Etkinlikler

Amsterdam, yıl boyunca kültür ve eğlenceyi bir araya getiren etkinlikleriyle öne çıkıyor. Ağustos’taki Grachtenfestival, kanallarda klasik müzikle büyülerken; Eylül’deki Open Monumentendag, tarihi binaları keşfetme fırsatı sunuyor. Ekim’de elektronik müzik tutkunlarını buluşturan Amsterdam Dance Event (ADE), 27 Nisan’daki King’s Day ise şehri turuncuya boyayan kutlamalarla dolup taşıyor. Bu tarihler, Amsterdam deneyiminizi unutulmaz kılacak.
King’s Day (Koningsdag), 27 Nisan

Şehrin en renkli ve enerjik günü. Turuncu kıyafetler, kanal partileri, açık hava konserleri ve sokak kutlamalarıyla Amsterdam’ın en özgür ve eğlenceli hâlini yaşamak için yılın en ikonik tarihi.
Amsterdam’da unutulmaz bir kutlama yaşamak isterseniz, “King’s Day All‑Inclusive Tekne Partisi” tam size uygun bir seçenek. Hem kanal boyunca süren eğlenceyi yaşayın hem de içecekler dahil etkinlikten keyif alın.
Grachtenfestival, Ağustos
Grachtenfestival, şehrin kanallarında ve tarihi meydanlarında gerçekleşen klasik müzik konserleri. Genç yeteneklerden dünyaca ünlü sanatçılara kadar uzanan programıyla, müzikseverlere açık hava ve tarihi atmosferin birleştiği eşsiz bir deneyim sunar.

Open Monumentendag (Açık Anıtlar Günü), Eylül

Open Monumentendag, normalde halka kapalı olan tarihi binalar, saraylar ve anıtlar iki günlüğüne ziyarete açılır. Şehrin mimari mirasını yakından tanımak için yılın en iyi fırsatlarından biri.
ADE (Amsterdam Dance Event), Ekim
Amsterdam Dance Event, dünyanın en prestijli elektronik müzik festivallerinden biri. Gündüz konferansları, akşam yüzlerce farklı mekânda konserler ve DJ setleriyle tüm şehri içine alan dinamik bir atmosfer yaratır.

Amsterdam’ın 750. Yılı
2025’te Amsterdam, 750. yaşını kutladı. Şehir genelinde yıl boyu süren etkinliklerin yanı sıra, şehrin köklü markaları ve tasarımcıları da bu tarihi anı özel koleksiyonlarla taçlandırıyor.
Örneğin, 1792’den beri faaliyet gösteren mücevher markası Bonebakker, Amsterdam tarihinden ilham alan zarif anahtar tasarımlarıyla koleksiyonunu genişletti. Benzer şekilde, birçok yerel butik, tasarım stüdyosu ve yaşam tarzı markası da sınırlı sayıda üretilen takılardan ev dekorasyon ürünlerine uzanan hatıralık parçalar sunarak şehrin bu önemli yılını ölümsüzleştiriyor.

Şehri keşfederken, bu özel koleksiyonlara rastlamak, sadece bir alışveriş değil, Amsterdam’ın 750 yıllık hikâyesinden bir parçayı yanınızda götürme fırsatı yaratıyor.










